<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Rehberlik Servisi - Elibal.com</title>
	<atom:link href="http://www.elibal.com/?feed=rss2" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.elibal.com</link>
	<description>Sizlere rehberlik alanında bilgi vereceğim.</description>
	<lastBuildDate>Mon, 31 Aug 2009 09:26:23 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>BELEDİYELER VE SOSYAL HİZMETLER</title>
		<link>http://www.elibal.com/?p=24</link>
		<comments>http://www.elibal.com/?p=24#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 20 Nov 2008 09:38:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>RehberOgretmen</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[BELEDİYELER VE SOSYAL HİZMETLER]]></category>
		<category><![CDATA[Belediyelerin Sosyal Hizmet Alanlarındaki Görevleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal hizmet alanlarında karşılaşılan sorunlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.elibal.com/?p=23</guid>
		<description><![CDATA[



BELEDİYELER VE SOSYAL HİZMETLER•
Doç. Dr. Kasım Karataş•
İnsanlar, yaşadıkları yönetimsel mekanizmaların karar, uygulama ve denetim süreçleri içinde yer alarak gerek kendileri, gerekse içinde bulundukları toplum için ”en doğru” seçeneklere işlerlik kazandırabilirler. Genel olarak bu anlayış temelinde gelişen yerel yönetimler, toplumların yaşamındaki önemini ve bu önemden kaynaklanan nedenlerle, tartışma gündemindeki yerini sürekli korumaktadır. Bu yazıda bir yerel [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-2053195148958352";
/* Braille01 */
google_ad_slot = "0541425770";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script>
</p><p>BELEDİYELER VE SOSYAL HİZMETLER•<br />
Doç. Dr. Kasım Karataş•</p>
<p>İnsanlar, yaşadıkları yönetimsel mekanizmaların karar, uygulama ve denetim süreçleri içinde yer alarak gerek kendileri, gerekse içinde bulundukları toplum için ”en doğru” seçeneklere işlerlik kazandırabilirler. Genel olarak bu anlayış temelinde gelişen yerel yönetimler, toplumların yaşamındaki önemini ve bu önemden kaynaklanan nedenlerle, tartışma gündemindeki yerini sürekli korumaktadır. Bu yazıda bir yerel yönetim kurumu olan belediyelerin “sosyal görevleri” üzerinde durulmaktadır.<br />
<span id="more-24"></p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-2053195148958352";
/* Braille01 */
google_ad_slot = "0541425770";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script><br />
</span><br />
Belediyelerin Sosyal Hizmet Alanlarındaki Görevleri 3. 4. 1930 tarih ve 1580 sayılı Belediye Kanununun 15. maddesine göre, beldenin ve belde halkının sağlık, esenlik ve refahını temin, düzenini sağlamak amacıyla belediyelerin görevleri vardır. Bu görevler 15. madde altında 81 başlıkta düzenlenmiştir. 27. 06. 1984 tarih ve 3030 sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanunun 21. maddesinde “1580 sayılı Belediye Kanunu ile diğer ilgili mevzuatın, bu kanuna aykırı olmayan hükümleri büyük şehir ve ilçe belediyeleri hakkında da uygulanır.” denmektedir. Buna göre 1580 sayılı yasanın 15. maddesinde düzenlenen görevler, bu hükümle büyük şehir belediyelerinin ve bağlı ilçe belediyelerinin de görevleri haline gelmiştir. Bu görevler arasından “sosyal hizmet” niteliğinde olanlar aşağıda çeşitli başlıklar altında ele alınmaktadır.<br />
Belediyeler, sınırları içinde yaşayan birey, grup (aile) ve toplulukların üç ayrı kaynaktan gelen sosyal sorunlarıyla yakından ilgilenmek durumundadır. Bunlardan ilki; temelde toplumsal sistemin işleyişinden kaynaklanan, özellikle büyük kentlerde “acil müdahale”yi gerektirecek ölçüde derinleşen yoksulluk, işsizlik, dilencilik, suçluluk ve benzeri sorunlardır ki, bu sorunların çözümünde genel olarak kamunun ve o arada belediyelerin de rolü vardır.<br />
Aynı şekilde, belediyeler, kendi hizmet alanları içinde meydana gelen yıkımlardan (afetlerden) etkilenen birey ve ailelere yardım elini en önce uzatması gereken örgütlenmeler olmalıdırlar (Holloway, 1992). Çağdaş “sosyal devlet” anlayışı, bu tür olaylardan etkilenen kişileri kaderleriyle baş başa bırakmayı içermez.<br />
Her yerleşim biriminde, temelde insanın doğasından gelen, ancak çevresel koşulların da etkisiyle somutlaşan sorunlara sahip çocuk, yaşlı ve engelli kişiler bulunur. Belediyelerin, bu insanların yetiştirilmesi, bakılıp-korunması, eğitimi ve rehabilite edilmesi süreçlerinde etkin görevler üstlenmesi gerekir.<br />
Yukarıda sözü edilen gereksinimlerin karşılanması ve sorunların giderilmesinde, zaman zaman pek çok belediyede ve merkezi yönetim kademesinde belirginleşmeye başlayan dinsel kaynaklı yaklaşımlar, yeterli olamaz. Günümüzün toplum yapılarıyla uyumlu ve akılcı temelleri olan bilimsel ve mesleki yaklaşımlar üretilmedikçe bu alanlarda uzun dönemde başarılı olmak olanaksızdır. Gerekli örgütlenmelerin oluşturulmasında etkinlik ve verimliliğin temel alınması, hizmetlerin çağdaş ve bilimsel bir anlayış çerçevesinde geliştirilmesi ve bu alanlarda profesyonel meslek elemanlarının (sosyal hizmet uzmanı vb.) istihdam edilmesi gereklidir.<br />
Ülkemizde sosyal hizmet alanlarında karşılaşılan en önemli sorunlardan biri de, kaynak yetersizliğine ek olarak, mevcut kaynakların rasyonel kullanılmamasıdır. Oysa, ekonomik kaynakları kıt olan ülkelerin etkinlik ve verimlilik konusuna daha çok önem vermeleri gerekir. Bu nedenle, belediyeler, sosyal hizmetlere ilişkin işlevlerini yerine getirirken, bu alanlarda hizmet üreten diğer resmi (merkezi) ve gönüllü kuruluşlarla eşgüdüm ve işbirliği içinde hareket etmelidirler. Hatta, bu eşgüdümün sağlanmasında başat bir rol üstlenmeleri de gerekir. Örneğin, merkezi yönetimin yaptığı hizmet yatırımlarına, her belediye, kendi yerleşim biriminde rehberlik edebilir. Böylece, hiçbir ihtiyacın olmadığı, geleneksel aile ilişkilerinin geçerli olduğu küçük bir yerleşim birimine “huzurevi” yapmak yerine; söz konusu kaynak, ihtiyacın daha çok olduğu büyük kentlere kaydırılabilir.<br />
Belediyeler, sosyal hizmet alanlarında yapacakları etkinlikleri, akılcı biçimde planlayabilmek, sınırlı olan insan gücü ve parasal kaynakları en etkin ve verimli bir şekilde kullanabilmek amacıyla, kendi yönetsel yapısı içinde yeni bir örgütlenmeye gitmelidirler. Bu alanlarda verilen benzer amaçlı ve birbirine yakın hizmetlerin, tek bir çatı altında toplanması, planlamayı ve eşgüdümü kolaylaştıracaktır. Böylece, hizmetler bir bütün olarak görülebilecek, gereksinimler daha kolay karşılanabilecektir. Ayrıca, bu hizmetlere gereksinim duyan yurttaşlar, hangi amaçla nereye başvuracağını daha kolay öğrenebileceklerdir.<br />
Bunun yanı sıra, özellikle büyük kentlerin belediye yönetimleri içinde kurulacak bir araştırma bürosu, kent insanlarının hangi sosyal sorunlarının ve gereksinimlerinin hangi semtte öncelik taşıdığının belirlenmesini kolaylaştıracak ve hizmetlerin planlanmasına katkıda bulunacaktır. Ayrıca, araştırmalar yoluyla; nüfusun, kent yüzeyinde nasıl dağıldığının ve özelliklerinin (çocukların, yaşlıların, ev kadınlarının, işçilerin, işsizlerin &#8230;..) bilinmesi de bu alanlarda, hizmetlerin daha sağlıklı bir şekilde planlanmasını beraberinde getirecektir. Örneğin belediye, işsizlerin yoğun olduğu bölgelerde, mesleki kurslar açabilecekken; yaşlıların yoğun olduğu yerlerde, “yaşlı klüpleri”ne öncelik verilebilecektir. Aynı şekilde, ev kadınlarının yoğunluk taşıdığı yerde, boş zaman değerlendirici etkinliklere ağırlık verilebilecekken; çalışan kadınların yoğun olduğu bölgelerde, kreş ve gündüz bakım hizmetleri öncelik kazanabilecektir.<br />
Belediyeler ve Sosyal Refah Hizmetleri<br />
Engelliler<br />
Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO) göre; dünyada, her on kişiden biri engelli kabul edilmektedir. Bu genel ölçüte göre; ülkemizde 6,5-7 milyon dolayında engelli olduğu tahmin edilmektedir.<br />
Belediyelerin, engellilerin bakılıp-korunmasını, eğitimini ve rehabilitasyonunu amaçlayan hizmetlere, merkezi yönetim ve gönüllü örgütlenmelerle işbirliği içinde katılması gerekmektedir. Özellikle, ulaşım ve mimari engellerin ortadan kaldırılması yönünde daha duyarlı ve planlı yaklaşımlar geliştirilebilir. Ayrıca, engellilerin istihdam edilmesi yönünde çabalara katılması da olumlu sonuçlar verecektir.<br />
Aslında, engellilere yönelik sosyal hizmetler tüm sektörlerin ortak katılımını gerektirmektedir. Bu yöndeki hizmetler, bir yardım olmaktan çok bir yükümlülük olarak algılanmalı ve özürlüye sevgi, saygı ve fırsat eşitliği çerçevesinde yaklaşılmalıdır.<br />
Bu konuda 30. 05. 1997 tarih ve 572 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin belediyelere yüklediği çok önemli görevler vardır. Kararnamenin 4. maddesi ile Belediye Kanununun 15. maddesine eklenen 78, 79, 80 ve 81. fıkralarla, engellilere yönelik olarak çok önemli konular belediyelerin görevleri arasına sokulmuştur. Buna göre “her türlü yapılar ve çevresinin, yolların, park bahçe ve rekreasyon alanlarının, sosyal ve kültürel hizmet alanları ile ulaşım araçlarının özürlülerin kullanımına ve ulaşabilirliğine uygun olarak yapılmasını sağlamak ve denetlemek” (md. 15/78);<br />
“İmar planlarının yapımı ve uygulanması ile yapıların inşaat ve iskan ruhsatı aşamasında, Türk Standartları Enstitüsünün ilgili standardına uygunluk sağlamak, uygulamaları denetlemek ve bütünlüğü sağlayıcı önlemler almak (md. 15/79);<br />
“İlgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yaparak genç ve yetişkin özürlüler için bölgenin işgücü piyasasına uygun mesleklerde, meslek ve beceri kazandırma kursları, iş eğitim merkezleri ve yaşamevleri açmak (md. 15/80);<br />
“Özürlüler için, ulaşım ile sosyal ve kültürel amaçlı hizmetlerden ücret almamak veya indirimli tarife uygulamak, belediyelere ait ve belediyeler tarafından işletilen veya kiraya verilen büfeler, otoparklar gibi işyerlerinin özürlüler tarafından işletilmesi konusunda kolaylık sağlamak (md. 15/81) belediyelerin görevlerindendir.<br />
Belediye örgütlenmeleri, halkın sorun ve gereksinimleri çerçevesinde hizmet geliştirirlerken, merkezi yönetime oranla önemli avantajlara sahip bulunmaktadırlar. En önemlisi, örgüt içindeki karar vericiler, sorunları daha yakından gözleme olanağı bulmaktadırlar. Ayrıca, merkezi yönetimin ürettiği “bürokratik hantallık”, belediye örgütlenmeleri içinde daha kolay aşılabilmektedir. Ek olarak; belediyelerin seçilmiş yöneticileri, sorunlara karşı daha duyarlı olmak durumundadırlar. Çünkü, seçmenin yakın ilgisi, hizmet götürücüler üzerinde bir tür dolaylı denetim etkisi yaratmaktadır. Halkın yerel yönetime katılabilmesi ve yönetimi denetleyebilmesinin en kolay ve etkili yeri yerel yönetimler olarak benimsenmektedir (Eryılmaz, 2000, 122).</p>
<p>KAYNAKÇA<br />
Ayman Güler, Birgül. Yerel Yönetimler: Liberal Açıklamalara Eleştirel Yaklaşım. Ankara: TODAİE Yayın No.:244, 1992.<br />
Eryılmaz Bilal. Kamu Yönetimi. Gözden Geçirilmiş Yeni Baskı, İstanbul: 2000.<br />
Gözübüyük, Şeref. Yönetim Hukuku. Güncelleştirilmiş 14. Bası, Anakara: Turhan Kitabevi, 2000.<br />
Günday, Metin. İdare Hukuku. Dördüncü Baskı, Ankara: İmaj Yayıncılık, 1999.<br />
Holloway, J. A. Mck. Yerel Yönetim ve Kriz Yönetimi. İkinci Baskı, Çeviri: Ömer Gün Bulut, İstanbul: IULA-EMME,1995.<br />
Karataş, Kasım. “Gecekondu alilerinin Kentle bütünleşmelerini Engelleyen Nedenler ve Ortaya Çıkan Toplumsal Sorunlar”, Yüksek Lisans Tezi, Hacettepe Üniversitesi Sosyal Hizmetler Yüksekokulu, 1987<br />
Kongar, Emre. İnsanı Yönlendirme ve Sosyal Hizmetler: Sosyal Çalışmaya Giriş. Ankara: Hacettepe Üniversitesi Yayınları, A-25. 1978<br />
Tekeli, İlhan. Gülöksüz, Yiğit. “Belediye Sorunları”, TODAİE Dergisi, 9,2, 3-23, Haziran 1976.<br />
Tortop, Nuri. Mahalli İdareler. Ankara: TODAİE Yayınları No.: 211, 1984.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.elibal.com/?feed=rss2&amp;p=24</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>DÜNYANIN GÖZÜNDE ATATÜRK</title>
		<link>http://www.elibal.com/?p=23</link>
		<comments>http://www.elibal.com/?p=23#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 Apr 2008 17:51:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>RehberOgretmen</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk için kim ne dedi]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk için söylenenler]]></category>
		<category><![CDATA[DÜNYANIN GÖZÜNDE ATATÜRK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.elibal.com/?p=22</guid>
		<description><![CDATA[



DÜNYANIN GÖZÜNDE ATATÜRK
Franklin D. Roosevelt (Amerika Birleşik Devletleri Başkanı)  : GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK EN BÜYÜK DEVLET ADAMI


Mustafa Kemal hakkındaki bilgiyi O&#8217;nu çok iyi tanıyan birisinden edindim. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği&#8217;nin Dışişleri Bakanı Litvinof la görüşürken, onun fikrince bütün Avrupa&#8217;nın en değerli ve ilgi çekici devlet adamının bugün Avrupa&#8217;da yaşamadığını, Boğazların gerisinde, Ankara&#8217;da yaşadığını, bunun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="center" style="text-align: center" class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">DÜNYANIN GÖZÜNDE ATATÜRK</span></strong></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">Franklin D. Roosevelt (Amerika Birleşik Devletleri Başkanı)  : </span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK EN BÜYÜK DEVLET ADAMI</span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial"></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial"></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">Mustafa Kemal hakkındaki bilgiyi O&#8217;nu çok iyi tanıyan birisinden edindim. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği&#8217;nin Dışişleri Bakanı Litvinof la görüşürken, onun fikrince bütün Avrupa&#8217;nın en değerli ve ilgi çekici devlet adamının bugün Avrupa&#8217;da yaşamadığını, Boğazların gerisinde, Ankara&#8217;da yaşadığını, bunun Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk olduğunu söyledi.</span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">(Üç Adam, Kemal Atatürk-Roosevelt-Mussolini, 1937) </span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial"><span id="more-23"></p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-2053195148958352";
/* Braille01 */
google_ad_slot = "0541425770";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script><br />
</span></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">D. Lloyd George (İngiltere Başbakanı) : </span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">YÜZYILIMIZIN DAHİSİ  </span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial"></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">Yüzyıllar nadir olarak dahi yetiştirir. Şu talihsizliğimize bakın ki, o büyük dahi çağımızda Türk milletine nasip oldu. (1922)</span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">(K. Atatürk ve Milli Mücadele T., 1958, s. 508)</span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial"></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">Winston Churchill (İngiltere Başbakanı) :</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial"> ATA&#8217;NIN ÖLÜMÜ BÜYÜK KAYIPTIR </span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial"></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">Savaşta Türkiye&#8217;yi kurtaran, savaştan sonra da Türk ulusunu yeniden dirilten Atatürk&#8217;ün ölümü, yalnız yurdu için değil, Avrupa için de en büyük kayıptır. Her sınıf halkın O&#8217;nun ardından döktükleri içten gözyaşları bu büyük kahramana ve modern Türkiye&#8217;nin Ata&#8217;sına layık bir tezahürden başka bir şey değildir.</span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">(Tan, 18 Aralık 1938)</span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial"></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">V. İliç Lenin (Rus ihtilali lideri) : </span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">YÜKSEK ANLAYIŞLI ÖNDER</span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial"></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">Mustafa Kemal sosyalist değildi. Fakat görülüyor ki iyi bir teşkilatçı, yüksek anlayışlı, ilerici, iyi düşünceli ve akıllı bir önderdir. 0, soygunculara karşı bir kurtuluş savaşı yapıyor. Emperyalistlerin gururunu kıracağına ve Sultanı da yaranıyla birlikte alt edeceğine inanıyorum. (1921)</span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">(Tek Adam, 1964, s. 378)</span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial"></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">Edouard Herriot (Fransa eski Başbakanı) : </span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial"> O&#8217;NA NASIL HAYRAN OLMAYAYIM?</span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial"></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">— Paşa, size nasıl hayran olmayayım? Ben Fransa&#8217;da laik bir hükümet kurmuştum. Bu hükümeti Papa&#8217;nın Paris&#8217;teki temsilcisinin yardımı ile papazlar devirdi. Sizse bir Halife&#8217;yi kovdunuz ve gerçek anlamıyla laik bir devlet kurdunuz. Siz, bu taassup içinde laikliği bu topluma nasıl kabul ettirdiniz? Dehanızın büyük eseri laik bir Türkiye yaratmak olmuştur. (1933)</span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">(Yazılmayan Yönleriyle Atatürk, 1963, s. 62)</span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial"></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">Eleftherios Venizelos (Yunanistan Başbakanı) : </span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">TÜRKİYE ÖVÜNEBİLİR</span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial"></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">Bir ulusun hayatında bu kadar az sürede bu denli kökten değişiklik pek seyrek gerçekleşir&#8230; Bu olağanüstü işleri yapanlar, hiç kuşkusuz kelimenin tam anlamıyla büyük adam niteliğine hak kazanmışlardır. Ve bundan dolayı Türkiye övünebilir. (31 Ekim 1933)</span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">(Cumhuriyet, 29 Ekim 1969)</span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial"></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">Dwight D. Eisenhower (ABD Başkanı) : </span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">TÜRK BİRLİĞİNİN MİMARİ</span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial"></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">Kemal Atatürk için daimi bir anıt tesisi münasebetiyle Türkiye&#8217;ye tebriklerimi arz ile gurur duyuyorum. O&#8217;nun gösterdiği yolda yürüyen büyük ulusunuz çok önemli başarılar elde etmiştir. Türk birliğinin ve ilerleyişinin mimarı Atatürk&#8217;ün hatırasını anmak için yapılan bu tören, dünyanın her tarafından hür insanlara ilham kaynağı olmuş bir zata çok yerinde bir saygıdır.</span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">(Anıtkabir Özel Defteri&#8217;nden, 1953)</span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial"></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial"></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial"></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial"></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial"></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">Habib Burgiba (Tunus Devlet Başkanı) :</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial"> ATATÜRK İLHAM KAYNAĞIYDI</span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial"></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">Sakarya Savaşı, Sakarya Zaferi, yirmi yaşımın en kuvvetli hatırası olmuştur. 0 zamanlar kendi kendime diyordum: Acaba ben de ulusumu böylesine seferber edemez miyim, onun ruhuna bu kurtarıcı hamleyi, bu dizgin tanımaz ihtirası aşılayamaz mıyım?</span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">(Cumhuriyet, 26 Mart 1965)</span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial"></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">Charles de Gaulle (Fransa Devlet Başkanı) :</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial"> SADIK DOSTLUK DUYGULARI</span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial"></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">Büyük Atatürk&#8217;ün ölümünün 25. yıldönümü nedeniyle Fransız ulusunun, Türk ulusuna karşı duymakta olduğu sadık dostluk duygularını dile getirmek isterim. Türkiye tarihi, bugün, her zamandan çok Batı ve Avrupa tarihinden ayrılmaz bir durumdadır. Ve Atatürk&#8217;ün bu yöndeki gayretleri sonuçsuz kalmamıştır. Memleketlerimiz arasındaki yüzyılları aşan dostluk, bu gelişmenin temelini oluşturur.</span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">(Vatan, 10 Kasım 1963) </span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial"></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">Muhammed Ali Cinnah (Pakistan&#8217; in kurucusu) :</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial"> 0, MUSLUMANLARIN DA SESİYDİ</span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial"></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">0, Türkiye&#8217;yi kurmakla bütün dünya uluslarına Müslümanların seslerini duyuracak kudrette olduğunu ispat etti. Kemal Atatürk&#8217;ün ölümüyle Müslüman dünyası en büyük kahramanını kaybetmiştir. Atatürk gibi bir önder önlerinde bir ilham kaynağı olarak dikildiği halde Hind Müslümanları bugünkü durumlarına h~l~ razı olacaklar mı?</span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">(Millet Gazetesi, 10 Kasım 1954)</span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial"></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">Eyüp Han (Pakistan Devlet Başkanı) :</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial"> BÜTÜN ÇAĞLARIN LİDERİ</span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial"></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">Kemal Atatürk yalnız bu yüzyılın en büyük liderlerinden biri değildir. Biz Pakistan&#8217;da O&#8217;nu, gelmiş geçmiş bütün çağların en büyük adamlarından biri olarak görüyoruz. 0, yalnız sizin ulusunuzun sevgili önderi değildir. Dünyadaki bütün Müslümanlar gözlerini sevgi ve hayranlık duygularıyla O&#8217;na çevirmişlerdir.</span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">(Cumhuriyet, 10 Kasım 1963)</span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial"></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">Nikita S. Hruşçef (Sovyetler Birliği Başkanı) :</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial"> ATATÜRK&#8217;UN YÖNETİMİNDEKİ TÜRKİYE</span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial"></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">Yakın ve Orta Doğuda ilk cumhuriyet, doğuşunu O&#8217;na borçludur. Bu cumhuriyet, birçok ulusun milli özgürlük savaşlarına ışık tutmuştur.</span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">Atatürk&#8217;ün yönetimindeki Türkiye&#8217;nin uluslararası otoritesi yükselmiş ve ülkesi dünya siyasetinde önemli bir rol oynamaya başlamıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">(Milliyet, 10 Kasım 1963)</span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial"></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">John F. Kennedy (ABD Başkanı) : </span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial"> YUZYILIMIZIN BUYUK ÖNDERİ</span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial"></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">Atatürk adı insana bu yüzyılın büyük insanlarından birinin tarihi başarılarını, Türk ulusuna ilham veren önderliğini, modem dünyayı anlayışındaki ileri görüşlülüğü ve bir askeri önder olarak kudret ve cesaretini hatırlatmaktadır. Şüphesiz ki, Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin doğuşu ve o zamandan beri Atatürk&#8217;ün ve Türkiye&#8217;nin giriştiği derin ve geniş devrimler kadar bir ulusun kendisine olan güvenini daha başarıyla belirten bir başka örnek gösterilemez.</span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">(Hürriyet, 10 Kasım 1963)</span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial"></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">Cavaharlal Nehru (Hindistan Başbakanı) : </span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial"> MODERN ÇAĞIN YAPICISI</span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial"></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">Kemal Atatürk veya bizim O&#8217;nu o zamanlar tanıdığımız ismiyle Kemal Paşa, gençlik günlerimde benim kahramanımdı. Büyük devrimlerini okuduğum zaman çok duygulandım. Türkiye&#8217;yi modernleştirme yolunda Atatürk&#8217;ün giriştiği genel çabayı büyük bir takdirle karşıladım. O&#8217;nun dinamizmi, yılmaz ve yorulmak bilmezliği insanda büyük bir etki yaratıyordu. 0, Doğuda modern çağın yapıcılarından biridir. O&#8217;nun en büyük hayranları arasında bulunmakta devam e-diyorum.</span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">(Gazeteler, 19 Kasım 1963)</span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial"></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial"></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial"></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial"></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">Prof. Ludwig Erhard (Batı Almanya Başbakanı) :</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial"> ESERLERİ TAKDİRLE ANILMAKTADIR</span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial"></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">Bütün dünya 10 Kasım&#8217;da, biz Almanların da dostluk ve saygıyla bağlı olduğumuz bir insanın hayatını ve eserlerini takdirle anmaktadır. Atatürk, daima Türkiye ile Avrupa arasında sıkı bağlar kurmaya çalışmıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">(Vatan, 10 Kasım 1963)</span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial"></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">Sir A. Douglas Home (Ingiltere Başbakanı) : </span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">KAHRAMAN VE CESUR ASKER</span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial"></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">Mustafa Kemal ismini bundan 50 yıl önce seçkin bir Türk komutanı olarak duymuştuk. Daha sonra barışın kuruluşuyla devlet adamlığı özelliklerini ortaya koymak fırsatını elde etmesi, büyük milli önderlerden biri olarak O&#8217;na tarihin en yüce mevkilerinden birini kazandırmıştır. 0 kahraman ve cesur askeri saygıyla, modern Türkiye&#8217;nin gerçek babası olan devlet adamını da hayranlık ve şükranla anıyoruz.</span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">(Cumhuriyet, 10 Kasım 1963)</span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial"></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">Hayato İkeda (Japonya Başbakanı) : </span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial"> ATA&#8217;YA DUYULAN HAYRANLIK</span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial"></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">Atatürk&#8217;ün Türk Dili Devrimi&#8217;ni gerçekleştirmesi ve dinle siyaseti birbirinden ayırarak Türk toplumunun modemleşmesini sağlamak yolundaki çabalarına karşı büyük bir hayranlık duymaktayız.</span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">(Hürriyet, 11 Kasım 1963)</span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial"></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">Kurt G. Kiesinger (Federal Almanya Başbakanı)  :</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial"> 0, ESERİNİ TEHLİKEYE SOKMADI</span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial"></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">Ben Türk-Alman dostluğunu yakından tanıyan bir neslin çocuğuyum. Küçük yaşımda bir adamın kahramanlıkları, yaptığı hizmetleri, ülkesi için giriştiği özverileri gördüm. Bu adam Mustafa Kemal&#8217;di. Bugün daha iyi kavrıyorum ki, o insan büyük bir devlet adamıydı. Büyüktü, çünkü ölçüyü korumasını her zaman bildi ve eserini tehlikeye sokacak sınırları aşmadı. Yürekliliğin ve kendi yürekliliğinin sınırlarını da çizebilecek kadar anlayışlıydı.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.elibal.com/?feed=rss2&amp;p=23</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>YEMEK TARİFLERİ &#8211; ÇORBALAR</title>
		<link>http://www.elibal.com/?p=22</link>
		<comments>http://www.elibal.com/?p=22#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 Feb 2008 22:47:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>RehberOgretmen</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[çorbalar]]></category>
		<category><![CDATA[ünlü çorbalar]]></category>
		<category><![CDATA[yemek tarifleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.elibal.com/?p=21</guid>
		<description><![CDATA[YEMEK TARİFLERİ
  ÇORBALAR
  ET SUYU NASIL ÇIKARILIR?
  MALZEMELER:
  -Dana kemiği
  -1 soğan
  -Havuç
  -Kereviz veya maydanoz sapları





  -1 kahve kaşığı tane karabiber
  -2 defne yaprağı
  YAPILIŞI:
  1- Kemikler yıkanıp bol su ile kaynatılır. Üzerinde biriken köpükler alınır.
  2- Soyulup dörde bölünmüş soğan, havuç, kereviz defne yaprağı ve maydanoz sapları konur. İyice kaynatılır. Tel süzgeçten süzülür.
  [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="center">YEMEK TARİFLERİ</p>
<p align="center">  ÇORBALAR</p>
<p align="center">  ET SUYU NASIL ÇIKARILIR?</p>
<p align="center">  MALZEMELER:</p>
<p align="center">  -Dana kemiği</p>
<p align="center">  -1 soğan</p>
<p align="center">  -Havuç</p>
<p align="center">  -Kereviz veya maydanoz sapları<span id="more-22"></p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-2053195148958352";
/* Braille01 */
google_ad_slot = "0541425770";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script><br />
</span></p>
<p align="center">  -1 kahve kaşığı tane karabiber</p>
<p align="center">  -2 defne yaprağı</p>
<p align="center">  YAPILIŞI:</p>
<p align="center">  1- Kemikler yıkanıp bol su ile kaynatılır. Üzerinde biriken köpükler alınır.</p>
<p align="center">  2- Soyulup dörde bölünmüş soğan, havuç, kereviz defne yaprağı ve maydanoz sapları konur. İyice kaynatılır. Tel süzgeçten süzülür.</p>
<p align="center">  3- Soğuyunca üzerinde biriken yağlar alınarak atılır.</p>
<p align="center">  KISA BİLGİ:</p>
<p align="center">  Et suyu çıkarırken; çok az sirke ilave edilirse et suyu kalsiyum bakımından zengin olur.</p>
<p align="center">  SOĞANLI ŞEHRİYE ÇORBASI</p>
<p align="center">  MALZEMELER:</p>
<p align="center">  -2 soğan</p>
<p align="center">  -3 çorba kaşığı sıvı yağ</p>
<p align="center">  -1 çorba kaşığı un</p>
<p align="center">  -4 çorba kaşığı şehriye</p>
<p align="center">  -1 su bardağı süt</p>
<p align="center">  -Yarım demet maydanoz</p>
<p align="center">  -6 su bardağı et suyu veya su</p>
<p align="center">  -Tuz-Karabiber</p>
<p align="center">  YAPILIŞI: 1- Yağ ile ince doğranmış soğan hafif sararıncaya kadar kavrulur.</p>
<p align="center">  2- Un ilave edilir. 1- 2 defa karıştırılır. Et suyu veya su konur, tuz atılır.</p>
<p align="center">  3- Kaynayınca şehriye ilave edilir.</p>
<p align="center">  4- Şehriyeler pişince doğranmış maydanoz ve daha sonra da süt ilave edilir.</p>
<p align="center">  İstenirse karabiber serpilir.</p>
<p align="center">  MERCİMEK ÇORBASI</p>
<p align="center">  MALZEMELER:</p>
<p align="center">  -10 bardak et suyu</p>
<p align="center">  -1,5 bardak kırmızı mercimek</p>
<p align="center">  -1 adet patates</p>
<p align="center">  -2 baş soğan</p>
<p align="center">  -1 çorba kaşığı un</p>
<p align="center">  -2 çorba kaşığı yağ</p>
<p align="center">  -1 yumurta sarısı</p>
<p align="center">  -Tuz, kırmızı biber</p>
<p align="center">  -1 bardak süt</p>
<p align="center">  YAPILIŞI:</p>
<p align="center">  1- Mercimek ayıklanır, yıkanır, patates soyulup rendelenir.</p>
<p align="center">  2- Soğan çorba tenceresine rendelenir. Yağ ile pembeleştirilir. Un katılıp biraz daha kavrulur.</p>
<p align="center">  3- Et suyu ve hazırlanan mercimek, rendelenmiş patates katılıp, iyice pişinceye kadar kaynatılır. Tel süz geçten kaşık yardımı ile geçirilir.</p>
<p align="center">  4- Yumurta sarısı ile süt çatalla çarpılır; çorba sofraya alınmadan 10 dakika önce çorbaya ilave edilip karıştırılır. Tuz atılır, ateş kapatılır.</p>
<p align="center">  5- Üzerine kırmızı biberli yağ gezdirilir.</p>
<p align="center">  Not: Çorbalara terbiye üç şekilde katılır.</p>
<p align="center">  1) Yumurta sarısı-süt karışımı</p>
<p align="center">  2) Yumurta sarısı-limon suyu karışımı</p>
<p align="center">  3) Yumurta sarısı-limon suyu-un karışımı</p>
<p align="center">  ŞEHRİYELİ YEŞİL MERCİMEK ÇORBASI</p>
<p align="center">  MALZEMELER:</p>
<p align="center">  -8 su bardağı et suyu</p>
<p align="center">  -1 su bardağı yeşil mercimek</p>
<p align="center">  -1 kahve fincanı arpa şehriye</p>
<p align="center">  -2 adet soğan</p>
<p align="center">  -2 çorba kaşığı sıvı yağ</p>
<p align="center">  -2 çorba kaşığı un</p>
<p align="center">  -Yarım su bardağı süt</p>
<p align="center">  -1 çay kaşığı kuru nane</p>
<p align="center">  YAPILIŞI:</p>
<p align="center">  1- Mercimek ayıklanır, yıkanır ve yarım haşlanır. Haşlama suyu dökülür.</p>
<p align="center">  2- Küçük doğranmış soğan yağda hafifçe sarartılır. Un konur, bir kaç kez karıştırılır.</p>
<p align="center">  3- Et suyu, yarı haşlanmış mercimek ilave edilir. Mercimek pişince şehriye konur. 10- 15 dakika yavaş ateşte kaynatılır. Sofraya alınacağı zaman süt katılır. Üzerine kuru nane serpilir.<br />
  <br />
  ŞAFAK ÇORBASI</p>
<p align="center">  MALZEMELER:<br />
 <br />
  -8 bardak et suyu<br />
 <br />
  -2 çorba kaşığı un<br />
 <br />
  -2 kaşık yağ<br />
 <br />
  -4- 5 adet olgun domates veya 2 kaşık konserve domates salçası<br />
 <br />
  -1 bardak süt<br />
 <br />
  -1 yumurta sarısı<br />
 <br />
  -Tuz<br />
 <br />
  YAPILIŞI:</p>
<p align="center">  1- Yağ ile un hafif pembe kavrulur.</p>
<p align="center">  2- Sulandırılmış konserve salça veya rendelenmiş domates ve et suyu katılır.</p>
<p align="center">  3- Karıştırılarak 1- 2 taşım kaynatılır. Pütür kalmışsa<br />
süzgeçten geçirilir.</p>
<p align="center">  4- Yumurta sarısı ve süt ile yapılmış terbiye yemek<br />
saatinden 10 dakika evvel katılır. Tuz atılır. Ateş<br />
kapatılır.</p>
<p align="center">  Not: Et suyu yerine hazır paket et veya tavuk suyu da katılabilir.</p>
<p align="center">  KISA BİLGİ:</p>
<p align="center">  Sofrayı hazırlarken; kaç kişinin yemek yiyeceğini, yemek listesinde neler olduğunu düşününüz, sofra takımlarının temiz olmasına özen gösteriniz.<br />
 <br />
  BALIK ÇORBASI</p>
<p align="center">  MALZEMELER:</p>
<p align="center">  -10 bardak haşlama balık suyu (Haşlanmış balık eti ile<br />
 mayonezli balık yapılır)</p>
<p align="center">  -2 Soğan, 1 havuç</p>
<p align="center">  -5- 6 dal kereviz veya maydanoz</p>
<p align="center">  -1 çay kaşığı tane karabiber<br />
 <br />
  -2 diş sarımsak, 2 kaşık yağ</p>
<p align="center">  -Yarım su bardağı pirinç</p>
<p align="center">  -1- 2 limon suyu</p>
<p align="center">  -2 yumurta sarısı</p>
<p align="center">  -Defne yaprağı</p>
<p align="center">  -Tuz-kırmızı biber</p>
<p align="center">  YAPILIŞI:</p>
<p align="center">  Balık Suyunun Çıkarılması:</p>
<p align="center">  Balık temizlenir, yıkanır. Sıcak su ile ateşe konur, kaynayınca köpüğü alınır. Dörde bölünmüş soğan tane karabiber, maydanoz sapları, defne yaprağı konup, iyice kaynatılır. Süzülür. Balık eti mayonezli balık hazırlanmasında, suyu da balık çorbasında kullanılır.</p>
<p align="center">  1- Havuç, maydanoz, sarımsak ince ince doğranır. Yağla<br />
pembeleştirilir. 1 kaşık un katılır. Biraz daha kavrulur. Balık suyu, yıkanmış pirinç ilave edilir. İyice pişirilir.</p>
<p align="center">  2- Yemek saatinden 10 dakika evvel yumurta sarısı ve limon suyu ile hazırlanmış terbiye katılır. Tuz atılır.</p>
<p align="center">  KISA BİLGİ:</p>
<p align="center">  Sofraya daima gerçek çiçek koyunuz. Çiçeğinizi az kokulu seçip, kısa saplı olarak tanzim ediniz.<br />
  <br />
  BORÇ</p>
<p align="center">  MALZEMELER:</p>
<p align="center">  -10 bardak et suyu</p>
<p align="center">  -2 kaşık yağ</p>
<p align="center">  -2 soğan</p>
<p align="center">  -2 patates</p>
<p align="center">  -1 küçük kereviz</p>
<p align="center">  -2 küçük pancar</p>
<p align="center">  -1 küçük havuç</p>
<p align="center">  -5- 6 yaprak lahana</p>
<p align="center">  -2 kaşık konserve domates salçası</p>
<p align="center">  -2 diş sarımsak</p>
<p align="center">  -1 çay kaşığı limon tuzu</p>
<p align="center">  -1 çay kaşığı şeker</p>
<p align="center">  -Tuz</p>
<p align="center">  YAPILIŞI:</p>
<p align="center">  l-Sebzeler yıkanır, soyulur. Bir kaba rendelenir ve doğranır.</p>
<p align="center">  2- Çorba tenceresinde rendelenmiş soğan yağ ile pembeleştirilir.</p>
<p align="center">  Un katılır, biraz da un ile kavrulur.</p>
<p align="center">  3- Hazırlanan sebzelerin hepsi konur. Biraz karıştırılır.</p>
<p align="center">  Domates salçası ve et suyu konup pişirilir. Tuz limon tuzu, şeker atılıp 10 dakika sonra ateş kapatılır.</p>
<p align="center">  KISA BİLGİ:</p>
<p align="center">  Ekmek: su, salata çorbadan sonraki yemekle servis yapılır.<br />
 <br />
  DÜĞÜN ÇORBASI</p>
<p align="center">  MALZEMELER:</p>
<p align="center">  -10 bardak et suyu</p>
<p align="center">  -3 çorba kaşığı un</p>
<p align="center">  -2 yumurta</p>
<p align="center">  -2 limon</p>
<p align="center">  -2 parça et (haşlanmış)</p>
<p align="center">  -2 kaşık yağ</p>
<p align="center">  -1 kahve kaşığı kırmızı biber</p>
<p align="center">  YAPILIŞI:</p>
<p align="center">  1- Et suyu tencerede kaynatılır. Bir kasede yumurta, limon suyu ve un, et suyundan azar azar alarak, ezilir.</p>
<p align="center">  2- Kaynamakta olan et suyuna katılıp karıştırarak pişirilir. Tuz atılır.</p>
<p align="center">  3- Yağ ısıtılır. Küçük doğranmış et ile 1- 2 defa çevrilir. Kırmızı biber katılıp çorbaya dökülür.</p>
<p align="center">  KISA BİLGİ:</p>
<p align="center">  1- Yemeklerin tuzunu ateşten almadan 5 dakika kadar önce atınız (tuzun yemeğin tadı ile iyi ayarlanması ve pişmeyi geciktirmemesi için).</p>
<p align="center">  2- Fazla tuzlu yemek, vücut dokularının su tutmasına yani ödeme sebep olur. Vücutta bilhassa ayaklarda şiş olur.</p>
<p align="center">  3- Yemekleri tuzsuz pişirip, yerken tuz serpseniz, vücut bu tuzu daha çabuk dışarı atar.</p>
<p align="center">  SEBZE ÇORBASI</p>
<p align="center">  MALZEMELER:</p>
<p align="center">  -10 bardak et suyu</p>
<p align="center">  -2 soğan</p>
<p align="center">  -1 kahve fincanı pirinç</p>
<p align="center">  -1,5 çorba kaşığı un<br />
 <br />
  -1,5 çorba kaşığı yağ</p>
<p align="center">  -1 patates</p>
<p align="center">  -1 havuç</p>
<p align="center">  -6- 7 dal kereviz</p>
<p align="center">  -6- 7 kök ıspanak</p>
<p align="center">  -6- 7 dal maydanoz<br />
 <br />
  -1 bardak süt</p>
<p align="center">  -1 yumurta sarısı</p>
<p align="center">  -Tuz</p>
<p align="center">  YAPILIŞI:</p>
<p align="center">  1- Sebzeler yıkanır; havuç, patates rendelenir; kereviz,<br />
ıspanak, maydanoz doğranır.</p>
<p align="center">  2- Rendelenmiş soğanla yağ tencerede pembe olarak kavrulur. Un konur. Biraz daha karıştırılır.</p>
<p align="center">  3- Hazırlanmış sebzeler, et suyu ve ayıklanıp yıkanmış pirinç konup iyice pişirilir.</p>
<p align="center">  4- Tel süzgeçten kaşıkla bastırılarak geçirilir. Tuz atılır.</p>
<p align="center">  5- Yumurta sarısı süt ile çarpılıp kaynayan çorbaya katılır; karıştırılıp hemen ateşten alınır.<br />
 <br />
  Not: Mevsime göre taze fasulye, bezelye, kabak gibi sebzeler de kullanılır.</p>
<p align="center">  PATATES ÇORBASI</p>
<p align="center">  MALZEMELER:</p>
<p align="center">  -10 bardak et suyu</p>
<p align="center">  -1,5 çorba kaşığı yağ</p>
<p align="center">  -1,5 çorba kaşığı un</p>
<p align="center">  -1- 2 soğan</p>
<p align="center">  -3 patates</p>
<p align="center">  -1 bardak süt</p>
<p align="center">  -1 yumurta sarısı</p>
<p align="center">  -Tuz</p>
<p align="center">  YAPILIŞI:</p>
<p align="center">  1- Rendelenmiş soğan yağ ile pembe kavrulur. Un katılır. Biraz daha çevrilir.</p>
<p align="center">  2- Rendelenmiş patates et suyu konup iyice pişirilir.</p>
<p align="center">  3- Tel süzgeçten geçirilir. Tuz atılır.</p>
<p align="center">  4- Yumurta sarısı ve süt karışımı katılıp ateşten alınır.</p>
<p align="center">  5- Üzerine kırmızı biberli yağ gezdirilir.</p>
<p align="center">  Not:</p>
<p align="center">  1) İstenirse üzerine kuru nane serpilir.</p>
<p align="center">  2) Bayat ekmekler küçük küçük doğranıp yağda kızartılıp çorba ile servis yapılabilir.</p>
<p align="center">  KISA BİLGİ:</p>
<p align="center">  Patateste C vitamini kabuğa en yakın yerdedir. Bu bakımdan ince soyulmalı, ucuz ve kabuk yüzeyinin fazla oluşu dolayısıyla küçük patates satın alınmalıdır.<br />
 <br />
  MANTAR ÇORBASI</p>
<p align="center">  MALZEMELER:</p>
<p align="center">  -1 su bardağı küçük doğranmış KÜLTÜR MANTARI</p>
<p align="center">  -6 su bardağı et suyu</p>
<p align="center">  -1 adet soğan</p>
<p align="center">  -2 çorba kaşığı sıvı yağ</p>
<p align="center">  -2 çorba kaşığı un</p>
<p align="center">  -1 su bardağı süt</p>
<p align="center">  YAPILIŞI:</p>
<p align="center">
  1- Küçük doğranmış soğan yağda hafifçe sarartılır. Un konur, birkaç kez karıştırılır.</p>
<p align="center">  2- Yıkanıp küçük doğranmış mantar ve et suyu ilavesiyle pişirilir.</p>
<p align="center">  3- Sofraya alınmadan süt ilave edilir.<br />
 <br />
  Not: Mantar, faydalı bir besindir. Ancak tabiatta bulunan mantarların zehirsiz olanını ayırdetmek çok zordur. Bu bakımdan mutlaka KÜLTÜR MANTARI kullanmalıdır.</p>
<p align="center">  SOĞAN ÇORBASI</p>
<p align="center">  MALZEMELER:</p>
<p align="center">  -10 bardak et suyu</p>
<p align="center">  -3 çorba kaşığı un</p>
<p align="center">  -2 çorba kaşığı yağ</p>
<p align="center">  -4- 5 soğan</p>
<p align="center">  -1 bardak süt</p>
<p align="center">  -1 yumurta sarısı</p>
<p align="center">  -1- 2 çorba kaşığı rendelenmiş kaşar peyniri,</p>
<p align="center">  -Tuz</p>
<p align="center">  YAPILIŞI:</p>
<p align="center">  1- Soğan rendelenir, yağ ile tencerede pembe kavrulur.</p>
<p align="center">  2- Un konur, biraz daha karıştırılır.</p>
<p align="center">  3- Et suyu ilavesi ile pişirilir.</p>
<p align="center">  4- Kaşık yardımı ile tel süzgeçten geçirilir.</p>
<p align="center">  5- Yumurta sarısı süt ile çarpılır. Kaynayan çorbaya katılıp karıştırılır. Ateşten alınır. Tuz atılır.</p>
<p align="center">  6- Üzerine rendelenmiş kaşar peyniri serpilir.</p>
<p align="center">  KISA BİLGİ:</p>
<p align="center">  Soğan idrar çoğaltıcı bir sebzedir. Ayrıca soğanın mühim bir antibiyotik etkisi vardır.</p>
<p align="center">  YAYLA ÇORBASI</p>
<p align="center">  MALZEMELER:</p>
<p align="center">  -10 bardak et suyu</p>
<p align="center">  -Yarım bardak pirinç</p>
<p align="center">  -1,5 çorba kaşığı un</p>
<p align="center">  -1 yumurta</p>
<p align="center">  -2 bardak yoğurt</p>
<p align="center">  -2 çorba kaşığı yağ</p>
<p align="center">  -2 kahve kaşığı kuru nane</p>
<p align="center">  -1 kahve kaşığı kırmızı biber</p>
<p align="center">  -Tuz</p>
<p align="center">  YAPILIŞI:</p>
<p align="center">  1- Pirinç ayıklanıp yıkanır. Et suyunda iyice haşlanır.</p>
<p align="center">  2- Yoğurt, un ve yumurta çarpılıp, et suyu ile sulandırılır.</p>
<p align="center">  3- Kaynamakta olan pirince katılıp ateş hafifletilir.</p>
<p align="center">  4- Kuru nane serpilip, kırmızı biberli yağ gezdirilerek dökülür.</p>
<p align="center">  KISA BİLGİ:</p>
<p align="center">  1- Pirinç, karbonhidrat değeri en yüksek bir hububattır.</p>
<p align="center">  2- Tansiyonu yüksek olanlar ekmek yerine her öğün 2 çorba kaşığı haşlanmış pirinç yemelidir (yağsız ve tuzsuz olarak).<br />
 <br />
  3- Haşlanmış pirinç üreyi düşürür, ishallerde çabuk iyileşme sağlar.<br />
 <br />
  ERZİNCAN ÇORBASI</p>
<p align="center">  MALZEMELER:</p>
<p align="center">  -10 bardak et suyu</p>
<p align="center">  -250 gr. kıyma</p>
<p align="center">  -1 avuç maydanoz yaprağı</p>
<p align="center">  -3 diş sarımsak</p>
<p align="center">  -2 soğan</p>
<p align="center">  -2- 3 bardak yoğurt</p>
<p align="center">  -2 kaşık yağ</p>
<p align="center">  -1/4 paket hazır erişte makarna</p>
<p align="center">  -1 kaşık salça</p>
<p align="center">  -2 kahve kaşığı kuru nane</p>
<p align="center">  -1 kahve kaşığı kırmızı biber</p>
<p align="center">  -Tuz, karabiber</p>
<p align="center">  YAPILIŞI:</p>
<p align="center">  1- Kıyma, tuz, karabiber, kıyılmış maydanoz yoğrulup, fındık büyüklüğünde yuvarlanıp, unlanır.<br />
 <br />
  2- İnce doğranmış soğan 1 kaşık yağ ile kavrulur. Salça, su ve tuz konup kaynatılır.</p>
<p align="center">  3- Küçük küçük kırılmış erişte ve köfteler ilave edilir.</p>
<p align="center">  4- Erişte pişince sarımsaklı yoğurt konur ve ateşten alınır.</p>
<p align="center">  5- Üzerine kuru nane ve kırmızı biberli yağ gezdirilir.<br />
 <br />
  Not: Çorbaya, erişte yerine haşlanmış 1 su bardağı nohut konarak değişik lezzette bir çorba yapılmış olur.</p>
<p align="center">  KISA BİLGİ:</p>
<p align="center">  Sarımsak mide ve bağırsak faaliyetlerini artırdığından kabızlık çekenler için yararlıdır.<br />
   <br />
  YUVARLAMA (Aydın&#8217;dan)</p>
<p align="center">  MALZEMELER:</p>
<p align="center">  -350 gr. yağsız dana kıyma</p>
<p align="center">  -1 yumurta</p>
<p align="center">  -2 çorba kaşığı un</p>
<p align="center">  -Tuz, karabiber</p>
<p align="center">  -Yarım su bardağı kızartmak için sıvı yağ</p>
<p align="center">  -Yarım su bardağı nohut</p>
<p align="center">  -1- 5 su bardağı yoğurt</p>
<p align="center">  -Yarım kahve fincanı erimiş tereyağ</p>
<p align="center">  -Yarım çay kaşığı kırmızı pul biber</p>
<p align="center">  YAPILIŞI:</p>
<p align="center">  1- Nohut akşamdan ayıklanıp yıkanır ve suda bırakılır. Ertesi gün 8 bardak et suyu veya su ile haşlanır.</p>
<p align="center">  2- Kıyma, un, tuz, karabiber ve yumurta iyice yoğrulur. Nohut büyüklüğünde parçalara ayrılıp ıslak avuç içinde yuvarlanır.</p>
<p align="center">  3- Kızdırılmış sıvı yağa bırakılır ve hafif sallanarak kızartılır.</p>
<p align="center">  4- Kızarmış köfteler, haşlanmış nohut ve suyuna ilave edilerek 10- 15 dakika yavaş yavaş kaynatılır.</p>
<p align="center">  5- Tabaklara servis yapıldıktan sonra üzerlerine çarpılmış 12 kaşık yoğurt konur ve kırmızı biberli tereyağ gezdirilir.</p>
<p align="center">  Not: Yoğurt sarımsaklı olarak da servis yapılabilir.<br />
                                       <br />
  İŞKEMBE ÇORBASI</p>
<p align="center">  MALZEMELER:</p>
<p align="center">  -1 kg. dana işkembesi</p>
<p align="center">  -2 kaşık un</p>
<p align="center">  -2 çorba kaşığı yağ</p>
<p align="center">  -3- 4 diş sarımsak</p>
<p align="center">  -2 kahve fincanı sirke</p>
<p align="center">  -Yarım kahve kaşığı kırmızı biber</p>
<p align="center">  -Tuz</p>
<p align="center">  YAPILIŞI:</p>
<p align="center">  1- İşkembe yıkanır. Bir avuç tuzla tuzlanıp, iç içe geçirilip, birkaç saat bırakılır. Sonra bıçakla iyice kazınıp bol su ile yıkanır.</p>
<p align="center">  2- 8- 10 bardak su ile düdüklüde iyice haşlanır. Soğuyunca ince ince kıyılır.</p>
<p align="center">  3- Yağ ile un hafif pembe kavrulur. Kıyılmış işkembe ve haşlama suyu konup 2- 3 taşım kaynatılır.</p>
<p align="center">  4- Üzerine kırmızı biberli yağ gezdirilerek dökülür. Sarımsaklı sirke ile servis yapılır.</p>
<p align="center">  Not: Haşlama suyunun yağlarını kullanmayınız.</p>
<p align="center">  KISA BİLGİ:</p>
<p align="center">  Sakatatlar çok besleyici ve ekonomiktir. Ancak dalak, vücutta atılması gereken maddelere dönüşecek al ve akyuvarlarla dolu olduğundan yemeğe elverişli değildir.<br />
 <br />
  TARHANA<br />
 <br />
 (Kışlık)</p>
<p align="center">  MALZEMELER:<br />
 <br />
  -Yarım kg. yoğurt<br />
 <br />
  -3 olgun domates</p>
<p align="center">  -3 salçalık biber<br />
 <br />
  -3 soğan</p>
<p align="center">  -7- 8 sivri biber</p>
<p align="center">  -Tuz</p>
<p align="center">  -Aldığı kadar un</p>
<p align="center">  YAPILIŞI:<br />
 <br />
  1- Domates, biber yıkanır, soğan soyulur ve doğranır. Buna tuz ve yoğurt konup karıştırılır.</p>
<p align="center">  2- Elenmiş un ile katı hamur yapılır. Emaye, cam veya çelik bir kaba alınıp üzeri örtülür.</p>
<p align="center">  3- Her gün yoğrulur. Sulanırsa un konur.</p>
<p align="center">  4- 10- 12 gün bekletilir. Sonra temiz bir örtü üzerine küçük parçalar halinde dökülür.</p>
<p align="center">  5- Biraz kuruyunca parçalar daha küçültülür.</p>
<p align="center">  En son olarak kevgirden geçirilip gölgede iyice kurutulur. Bez bir torbaya konup saklanır.<br />
 <br />
  TARHANA PİŞİRİLİRKEN:</p>
<p align="center">  a-Dört kişi için 4 çorba kaşığı tarhana ılık su ile ıslatılır.</p>
<p align="center">  b-İki çorba kaşığı sıvı yağ ile bir kaşık kıyma kavrulur.</p>
<p align="center">  İstenirse kaşığın ucu ile salça konur.</p>
<p align="center">  c-5 su bardağı su ile birlikte ıslatılmış tarhana ilave edilir. Karıştırarak kaynatılır. Tuz atılır. Ateş kapatılıp tencere kapağı örtülür.</p>
<p align="center">  Not: Tarhana hamuruna ayva kabukları da konursa hoş kokulu ve mayhoş olur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.elibal.com/?feed=rss2&amp;p=22</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>REHBERLİK SERVİSİ VE GÖREVLERİ</title>
		<link>http://www.elibal.com/?p=21</link>
		<comments>http://www.elibal.com/?p=21#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 10 Dec 2007 20:28:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>RehberOgretmen</dc:creator>
				<category><![CDATA[Rehberlik Hizmeti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.elibal.com/?p=20</guid>
		<description><![CDATA[ REHBERLİĞİN TANIMI     Rehberlik ve psikolojik danışmanlık bireye kişisel sorunları için gerekli olan olgusal bilgileri sağlayan kişinin isteklerini ve imkanlarını, çeşitli özelliklerini tanımasına yardımcı olan ve nihayet bu bilgilerden yararlanarak özünü gerçeklestirmesine yardım eden bir hizmettir.     Rehberlik bireyin: 




*Kendisini tanımasına*Çevrede kendine açık olan fırsatları öğrenmesine*Gizli güçlerini geliştirmesine*Çevresine uyum sağlamasına yardımcı olur.    İnsan kendini gerçekleştirme çabasını sürdürürken [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: 11pt"><o:p><font face="Courier New"> </font></o:p></span><span style="font-size: 14pt; font-family: 'Times New Roman'">REHBERLİĞİN TANIMI<o:p></o:p></span><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'"><o:p> </o:p></span><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'"><span>    </span>Rehberlik ve psikolojik danışmanlık bireye kişisel sorunları için gerekli olan olgusal bilgileri sağlayan kişinin isteklerini ve imkanlarını, çeşitli özelliklerini tanımasına yardımcı olan ve nihayet bu bilgilerden yararlanarak özünü gerçeklestirmesine yardım eden bir hizmettir.<o:p></o:p></span><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'"><o:p> </o:p></span><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'"><span>    </span>Rehberlik bireyin: <span id="more-21"></p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-2053195148958352";
/* Braille01 */
google_ad_slot = "0541425770";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script><br />
</span><o:p></o:p></span><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'">*Kendisini tanımasına<o:p></o:p></span><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'">*Çevrede kendine açık olan fırsatları öğrenmesine<o:p></o:p></span><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'">*Gizli güçlerini geliştirmesine<o:p></o:p></span><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'">*Çevresine uyum sağlamasına yardımcı olur.<o:p></o:p></span><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'"><o:p> </o:p></span><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'"><span>   </span>İnsan kendini gerçekleştirme çabasını sürdürürken önemli ya da önemsiz farkında olmadan birtakım tercihler yapmakta kararlar almaktadır. Kişiler karar verirken daha çok bilinçli ve daha az gelişi güzel davranmasına dış baskılardan ve iç çatışmalardan arınık olmasına yardımcı olmak rehberliğin en önemli amacıdır.<o:p></o:p></span><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'"><o:p> </o:p></span><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'"><span>   </span>&#8220;Rehberlik, bireye kendini anlaması, çevredeki olanakları tanıması ve doğru karar vererek özünü gerçeklestirebilmesi için yapılan sistematik ve profesyonel bir yardım sürecidir.&#8221;<o:p></o:p></span><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'"><o:p> </o:p></span><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'"><span>   </span>Rehberlik, danışana belli bir yol gösterip o yolu izlemesini istemek değil, çeşitli yolların avantajlı ve dezavantajlı yollarını tartışıp, kendisine uygun olanı seçebilmede bireye yardımcı olmaktır.<o:p></o:p></span><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'"><o:p> </o:p></span><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'"><span>   </span>EĞİTİMDE REHBERLİĞİN YERİ<o:p></o:p></span><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'"><span>  </span>Bireyde meydana gelen davranış değişikliklerinin bir kısmı rastlantılarla ve kendiliğinden gerçekleşir. Bireyde toplumca istenen davranışları geliştirme sürecine &#8220;eğitim&#8221; adı verilmektedir.<o:p></o:p></span><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'"><o:p> </o:p></span><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'"><span>  </span>Eğitimin amacı, genel anlamda bireyin özünü gerçekleştirmesine ve topluma yararlı olmasına yardımcı olmaktır.<o:p></o:p></span><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'"><span>  </span>Ancak toplumsal değişme hızının gittikçe artmasının üzerine bireylerin bilgi ve varolan duruma uyum gösteren bireyler olarak değil, hızla değişen ve karmaşık hale gelen toplumda ortaya çıkmakta olan sorunlarla başa çıkabilecek ve durmadan değişen çevresine uyum gösterebilecek bireyler olarak yetiştirmeleri gereği daha çok hissedilmektedir.<o:p></o:p></span><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'"><o:p> </o:p></span><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'"><span>  </span>İnsan geniş bir öğrenme ve problem çözme gücü sayesinde ihtiyacını karşilamada eski davranış biçimleri işe yaramayınca yenisini geliştirme imkanına sahiptir. Ayrıca kendi deneyimleri yanında başkalarının deneyimlerinden de yararlanabilir.<o:p></o:p></span><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'"><o:p> </o:p></span><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'"><span>   </span>Kişiyi huzursuz eden durumun ne olduğu kesin bir biçimde tanımlanamazsa çözümü için doğru yaklaşımda bulunulamaz. Güçlüğün doğru tanımlanması yanında sorunla ilgili konuda yeterli bilgi sahibi olmak da gereklidir. Yeterli bilgi toplandıktan sonra, güçlüğü gidereceği düşünülen davranış tarzı formüle edilir ve en iyi çözüme götüreceği düşünülen seçenekten başlanarak mevcut seçenekler yürürlüğe konur. Eğer tutulan yol güçlüğü gidermede etkili olmuşsa o yolda devam edilir.<o:p></o:p></span><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'"><span>    </span>Fiziksel ve toplumsal yaşamla ilgili olgulardan kaynaklanan sorunların ve bunlara bulunmuş çözüm yollarının tanıtılması ve karşılaşılabilecek yeni sorunlara çözüm bulabilme becerilerinin geliştirilmesi, okullarda çeşitli ders konularının amacını oluşturmaktadır. Ancak, bir kimsenin kendi yaşamında karşılaştığı kişisel sorunlar hiçbir dersin konusu değildir. Bu &#8220;Rehberlik ve Psikolojik Danışma&#8221; servisinin işidir.<o:p></o:p></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.elibal.com/?feed=rss2&amp;p=21</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>SINAV KAYGISI NEDİR NASIL BAŞA ÇIKILIR</title>
		<link>http://www.elibal.com/?p=20</link>
		<comments>http://www.elibal.com/?p=20#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Nov 2007 00:22:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>RehberOgretmen</dc:creator>
				<category><![CDATA[Rehberlik Hizmeti]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[SINAV KAYGISI NEDİR NASIL BAŞA ÇIKILIR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.elibal.com/?p=19</guid>
		<description><![CDATA[ SINAV KAYGISI NEDİR NASIL BAŞA ÇIKILIR       Sınav kaygısı denildiğinde ne anlıyoruz?  Öncelikle, sınav ve kaygının anlamlarına  bakalım.        Sınav;   Öğrencinin belirli bir konuda başarının ölçülmesi amacıyla yapılan değerlendirmedir. Başka bir değişle sınav,öğrencinin ders programında öngörülen konuları öğrenip öğrenmediğini,ya da bunların ne kadarını öğrendiğini anlamak amacıyla yapılan bir işlemdir. Bu amaca göre sınavları üçe ayırmak mümkündür:Yazılı sınav, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></strong><strong><font face="Times New Roman">SINAV KAYGISI NEDİR NASIL BAŞA ÇIKILIR<o:p></o:p></font></strong><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p><font face="Times New Roman"><span>      </span><span style="font-size: 10pt">Sınav kaygısı denildiğinde ne anlıyoruz?<span>  </span>Öncelikle, sınav ve kaygının anlamlarına<span>  </span>bakalım.<o:p></o:p></span></font><span style="font-size: 10pt"><font face="Times New Roman"><span>        </span>Sınav;<span>   </span>Öğrencinin belirli bir konuda başarının ölçülmesi amacıyla yapılan değerlendirmedir. Başka bir değişle sınav,öğrencinin ders programında öngörülen konuları öğrenip öğrenmediğini,ya da bunların ne kadarını öğrendiğini anlamak amacıyla yapılan bir işlemdir. Bu amaca göre sınavları üçe ayırmak mümkündür:Yazılı sınav, sözlü sınav, uygulamalı sınav. <o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 10pt"><font face="Times New Roman"><span>     </span><strong>KAYGI NEDİR?<o:p></o:p></strong></font></span><span style="font-size: 10pt"><font face="Times New Roman"><span>      </span>Kaygı; çoğu zaman, nedeni belli olmayan korkudur. Olmayan, olduğu varsayılan bir değerin, kişiliğin<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 10pt"><font face="Times New Roman">kaybedilme korkusudur . Kaygı; kaynağı belli olmayan, korkudan daha kısa<span>  </span>ve<span>  </span>şiddetli olan uzun süren bir huzursuzlu halidir.<span>  </span>Korku ile kaygı, genellikle birbirinin yerine kullanılır; ancak ikisi aynı şey değildir. Korku; bir tehdit ânında bedensel tepkilerin yanı sıra hissedilen tepkidir. Tehditle orantılı olarak, azalıp, çoğalır. Kaygı ise; bununla orantılı değildir. Tehditten bağımsız olarak da devam edebilir.Kaygı, insan davranışını yönlendiren motive eden bir<span>  </span>özelliğe sahiptir; Ancak aşırı düzeyde yaşanması bizi engellemektedir.<span>  </span><o:p></o:p></font></span><strong><span style="font-size: 10pt"><font face="Times New Roman"><span>    </span>SINAV KAYGISI NEDİR?<o:p></o:p></font></span></strong><span style="font-size: 10pt"><font face="Times New Roman"><span>      </span>Sınav Kaygısı Bir sınav öncesinde, sırasında ya da sonrasında duyulan endişe, korku ve rahatsızlıktır.<span>  </span>Yine bir başka değişle sınav kaygısı: Öğrencinin potansiyelini tam olarak kullanamamasıdır.<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 10pt"><font face="Times New Roman"><span>      </span>Sınavlar, öğrencilerin okul yaşamlarına yön veren en önemli etkinlikler arasında yer alır. Öğrencilerin okuldaki akademik başarılarının en önemli belirleyicisi, sınavlarda aldıkları notlardır. Okulumuzda derslerde uygulanan sınavlar öğrencilerin o dersten geçer not alıp, almayacağı, bir üst sınıfa gidip, gidemeyeceği, yada okulumuzu bitirip, diploma alıp, almayacağını belirlemek amacıyla uygulanır. Yapılan değerlendirmeler daha önce yönetmelikte saptanmış olan geçer notun altında not alan öğrenciler, başarısız sayılırlar. Bu öğrenciler, söz konusu derslerden geçer not almadıkları sürece hiçbir üst sınıf ve okullara gitme olanağına sahip olamazlar.<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 10pt"><font face="Times New Roman"><span>        </span>Öğrenme: tekrarlayarak veya bir deneyim sonucu insan davranışında ve bilgi düzeyinde meydana gelen, sürekli bir davranış değişikliğidir. Tanıma göre, bir öğrenme durumunun bağlı olduğu üç yön vardır. Bunlardan birincisi bireyin davranışlarında bir değişme meydana getirmesi, 2. davranış değişimi kalıcılığı, 3. bu değişimi bireyin yaşantısının<span>  </span>yada başka bir etkileşimin bir sonucudur. Buna göre etkili öğrenme, süreci bireyde davranış değişmesinin kalıcı olmasını<span>  </span>gerektirir.<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 10pt"><font face="Times New Roman"><span>     </span>Sınav kaygısı; toplumun (öğrenciler, aile çevresi vb.) büyük bir bölümünü ilgilendirmektedir. Her şeyin sınavla ölçülüyor olması, sınav kaygısını yıldan yıla arttırmaktadır.<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 10pt"><font face="Times New Roman"><span>      </span>Her öğrenci, sınav kaygısını zaman zaman hisseder; ancak bazı öğrenciler sınav dönemlerinde yaşadıkları bu duygusal tepkilerin akademik performanslarını, ciddi anlamda, olumsuz yönden etkilendiğinden söz etmektedir. Aslında<span>  </span>sınav kaygısının, öğrenmeyle yada fazla çalışmayla ilgisi yoktur.Fazla ders çalışmanın,bilgi yüklemenin<span>  </span>kaygı ve stres yarattığı düşüncesi, bir hayli yaygındır.<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 10pt"><font face="Times New Roman"><span>      </span>Bu tür kaygılar sonucunda bedenimiz ve<span>  </span>zihnimiz birtakım tepkiler vermektedir.fiziksel ( mide kasılması, bulantı, baş ağrıları, ağız kuruması<span>  </span>vb.) zihinsel (Kesin başaramayacağım! “herkes, benden daha fazla<span>  </span>çalıştı”) duygusal (yoğun endişe, tolerans azalması, korku vb.) tepkiler verilebilir.<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 10pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 10pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 10pt"><font face="Times New Roman"><span>     </span><strong>Sınav kaygısını azaltmak için; nelere dikkat etmeliyiz?<o:p></o:p></strong></font></span><span style="font-size: 10pt"><font face="Times New Roman"><span>      </span>Sınavdan önce tüm davranışlarınızı, beyniniz yönetir. Beyninize nasıl mesaj gönderirseniz, davranışlarınız, ona göre şekillenir. Çalışmalarınızı bir şekilde sürdürüp, eksiklerinizi kapatmaya çalışırsanız, bu sizi rahatlatacak ve kaygı düzeyinizi azaltacaktır. Dersleri düzenli olarak takip etmek, etkin bir çalışma programı yapmak ve sık sık tekrar yapmak, sınavlarda sizden neler beklendiğini bilmek, ve ona göre hazırlanmak gibi yöntemler size daha fazla yardımcı olabilir.<o:p></o:p></font></span><strong><span style="font-size: 10pt"><font face="Times New Roman"><span>     </span>SINAV SIRASINDA<o:p></o:p></font></span></strong><span style="font-size: 10pt"><font face="Times New Roman">Öncelikle, kimlik bilgilerinizi doğru ve düzgün bir biçimde yazın. Öğretmen soruları dağıtmışsa, soruları dikkatli bir biçimde okuyun. Zamanı iyi ayarlayın. Bir soruyu yapamıyorsanız, o soruyu atlayın ve devam edin. Cevapları okunaklı bir biçimde yazın. Diğerleri, kâğıtlarını geri<span>  </span>veriyorlarsa, panik olmayın. <o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 10pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 10pt"><font face="Times New Roman"><span>                                                         </span><strong>Unutmayın! İlk bitirene ödül yok.<o:p></o:p></strong></font></span><span style="font-size: 10pt"><font face="Times New Roman"><span>    </span><o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 10pt"><font face="Times New Roman"><span>   </span><strong>SINAV SONRASINDA<o:p></o:p></strong></font></span><span style="font-size: 10pt"><font face="Times New Roman"><span>     </span>Sınav nasıl geçerse geçsin, elinizden geleni yaptınız. Her şeye rağmen, sınava girdiniz. Bu yüzden kendinizi hoşlandığınız bir şeyle ödüllendirin. Eksik olduğunuz noktalara bakıp bir sonraki sınava daha iyi hazırlanmanın yolunu bulmaya çalışın. Yazılılardan birinden birinin kötü geçmesi hâlinde kapıldığınız umutsuzluk; unutmayın! Bütün bir derslerinize yansıyacaktır. Sınavları bir kişilik sorunu hâline getirmeyin. Sınavda kişiliğiniz değil, sizin belli yanın</p>
<p>ız ölçülecektir. Sınavlarda düşük not alsanız da siz yine, insan olarak değerlisiniz. <o:p></o:p></font></span><strong><span style="font-size: 10pt"><font face="Times New Roman"><span>      </span>Teknik:<o:p></o:p></font></span></strong><span style="font-size: 10pt"><font face="Times New Roman"><span>    </span>Gevşe ve rahatla.<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 10pt"><font face="Times New Roman"><span>    </span>Rahatlamayı başarırsanız, sınav sırasında kaygınızı kontrol altında tutabilirsiniz. Sınavlardan önce bunu denemelisiniz. <o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 10pt"><font face="Times New Roman"><span>    </span>Rahatsız edilmeyeceğiniz bir yeri tercih edin. <o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 10pt"><font face="Times New Roman"><span>    </span>Rahat bir şekilde oturun. Görme artığı bulunanlar gözlerini kapatsın. Hiç bir şey düşünmemeye çalışın. Derin bir şekilde burnunuzdan nefes alın, ağzınızdan verin. <o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 10pt"><font face="Times New Roman"><span>    </span>Kasları gerin ve gevşetin.<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 10pt"><font face="Times New Roman"><span>    </span>Yüzünüzden başlayın ve ayaklarınıza doğru ilerleyin. Bu şekilde birkaç dakika içinde gevşeyebilirsiniz. <o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 10pt"><font face="Times New Roman"><span>   </span>Kaygıyı kontrol et<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 10pt"><font face="Times New Roman"><span>    </span>Kaygıya neden olan olumsuz düşüncelerden ve iç konuşmalardan kurtulmaktır.<span>     </span><o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 10pt"><font face="Times New Roman"><span>    </span>Öğrenciler sınavlar hakkında olumsuz konuşurlar ve abartılı konuşmalar yapmaya eğilimlidirler. Olumsuz düşünceler yerine yapıcı düşüncelerin sınav kaygısını azalttığı araştırmacılar tarafından kanıtlanmıştır. Önce farkında olmalısınız sonra onları yapıcı olanlarla değiştirmelisiniz.Örneğin; “Yazılım kötü geçerse ben bittim” yerine “evet bu zor bir sınav ben elimden geleni yapacağım. Düşük bir not alırsam, bir daha<span>  </span>iyi yapmaya çalışacağım”<o:p></o:p></font></span><strong><span style="font-size: 10pt"><font face="Times New Roman">Bu yazılanlar, sizler için yeterli olmazsa, Okul Rehberlik Servisimizde yardım isteyebileceğinizi unutmayın.<o:p></o:p></font></span></strong><strong><span style="font-size: 10pt"><font face="Times New Roman"><span>   </span><o:p></o:p></font></span></strong><strong><span style="font-size: 10pt"><font face="Times New Roman"><span>                                                                                          </span>Rehberlik Servisi<o:p></o:p></font></span></strong><strong><span style="font-size: 10pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span></strong><strong><span style="font-size: 10pt"><font face="Times New Roman">KAYNAKÇA:<o:p></o:p></font></span></strong><span style="font-size: 10pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 10pt"><font face="Times New Roman">Taşdemir Mehmet,Verimli Ders Çalışma Teknikleri,Seminer Notları KAYNAKLAR:<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 10pt"><font face="Times New Roman">Baltaş Acar,Baltaş Zuhal, Stres ve Başa Çıkma Yolları,Remzi Kitap Evi,İstanbul 1993<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 10pt"><font face="Times New Roman">Uluğ Fevzi, Okulda Başarı,Remzi Kitapevi,İstanbul 1993<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 10pt"><font face="Times New Roman">,Kırşehir,1999 <o:p></o:p></font></span><strong><span style="font-size: 10pt"><font face="Times New Roman"><span>        </span>Şahin, N. (1998). Stresle Baş Çıkma,Olumlu Bir Yaklaşım. Türk <o:p></o:p></font></span></strong><strong><span style="font-size: 10pt"><font face="Times New Roman"><span>    </span><span>    </span>Psikologlar Derneği Yayınları, Ankara.<o:p></o:p></font></span></strong><strong><span style="font-size: 10pt"><font face="Times New Roman"><span>            </span>Hayatımı Değiştirmek İstiyorum<o:p></o:p></font></span></strong><strong><span style="font-size: 10pt"><font face="Times New Roman"><span>            </span>Tarakçı<span>  </span>Ahmet<o:p></o:p></font></span></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.elibal.com/?feed=rss2&amp;p=20</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ana-baba-çocuk ilişkisi</title>
		<link>http://www.elibal.com/?p=19</link>
		<comments>http://www.elibal.com/?p=19#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Nov 2007 16:19:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>RehberOgretmen</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile - Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[anlama]]></category>
		<category><![CDATA[Carl Rogers]]></category>
		<category><![CDATA[danışma]]></category>
		<category><![CDATA[Empati kurmak]]></category>
		<category><![CDATA[EMPATİK DİNLEME]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[içtenlik]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[psikiyatri]]></category>
		<category><![CDATA[Rehberlik Hizmeti]]></category>
		<category><![CDATA[samimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.elibal.com/?p=18</guid>
		<description><![CDATA[Ana-baba-çocuk ilişkisinde aşağıdaki gibi üç durum vardır: 1.Çocuğun herhangi bir gereksinimi engellenmişse sorunu var demektir. Çocuğun o anki davranışı anne-babanın gereksinimini karşılamasına somut bir biçimde engel yaratmadığı için sorun ana-babanın değil, SORUN ÇOCUĞUNDUR. 2.Çocuğun gereksinimleri engellenmeyip karşılanmakta ve davranışı anne-babasının gereksinimini karşılamada somut bir engel de yaratmamaktadır. Bu nedenle İLİŞKİDE SORUN YOKTUR 3.Çocuğun gereksinimleri karşılanmakta ancak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">Ana-baba-çocuk ilişkisinde aşağıdaki gibi üç durum vardır:<o:p></o:p></font></span></em></strong><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">1.Çocuğun herhangi bir gereksinimi engellenmişse sorunu var demektir. Çocuğun o anki davranışı anne-babanın gereksinimini karşılamasına somut bir biçimde engel yaratmadığı için sorun ana-babanın değil, SORUN ÇOCUĞUNDUR. <o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">2.Çocuğun gereksinimleri engellenmeyip karşılanmakta ve davranışı anne-babasının gereksinimini karşılamada somut bir engel de yaratmamaktadır. Bu nedenle İLİŞKİDE SORUN YOKTUR <o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">3.Çocuğun gereksinimleri karşılanmakta ancak davranışı anne-babasının gereksiniminin karşılanmasını somut bir biçimde engellemektedir. Şimdi SORUN ANNE-BABADADIR.<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">Çocuğun sorunu olduğu zaman anne-babanın ETKİN DİNLEMESİ için en uygun zamandır. Ancak sorun anne babadayken uygun değildir. Çocuk sorun yaşıyorsa etkin dinleme ile onun kendi sorunlarına çözüm bulmasına yardım edebilirsiniz.<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">Etkin dinlemenin aşırı kullanılması ya da uygun zamanda ve durumda kullanılmaması işlerlik sağlamaz. Bu nedenle daha öncede belirtildiği gibi zamanlamanın ve koşulların sağlanması gerekir.<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman"> <o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span></p>
<h3 style="margin: 0cm 0cm 0pt"><em><font size="3" face="Times New Roman">“Çocuk insanın babasıdır”</font></em></h3>
<p><strong><span style="font-size: 12pt"><o:p><em><font face="Times New Roman"> </font></em></o:p></span></strong></p>
<h2 style="margin: 0cm 0cm 0pt"><strong><em><font size="3"><font face="Times New Roman">W. Wordsworth <o:p></o:p></font></font></em></strong></h2>
<p><strong><em><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span></em></strong><strong><em><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman"> <o:p></o:p></font></span></em></strong><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><strong><em><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">BEN DİLİ:<o:p></o:p></font></span></em></strong><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">Genellikle anne ve babalar iletişimde “sen dili”ni kullanıyorlar sen iletileri duygu ifade etmez . genellikle emir verme yargılama, öğüt verme gibi iletişim engellerini içerir. Örneğin: <o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">•Konuşma artık •Yapmamalısın •Dersine çalışmazsan •Yaramazlık yapıyorsun •Bebek gibisin •Dikkât çekmek istiyorsun •Daha iyi öğrenmelisin&#8230;&#8230;<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">Ana-baba çocuğun davranışını kabul etmediği zaman o davranış nedeniyle ne hissettiğini çocuğa söylerse ileti “SEN İLETİSİ”nden “BEN İLETİSİ” ne dönüşür. Yani ben dilinde duygular konuşur.<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">•Yorgun olduğum zaman canım oyun oynamak istemiyor •Eğer bugün çok yaramazlık yaparsan ben çok üzülürüm •Akşam yemeğini zamanında yetiştiremeyeceğim diye endişeleniyorum<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">Gerçekten de çocuktan beklediğimiz davranışların oluşmasında “ben dili”nin ne kadar etkili ve doğru bir iletişim aracı olduğunu göreceksiniz.<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">Ben dili çocuğun ana babasının kabul edemediği davranışını değiştirmesinde daha etkili olduğu gibi çocuk- ana baba ilişkisi için de daha sağlıklıdır. Ben dili çocuğu direnmeye, isyan etmeye yöneltmez. Örneğin dışarı çıkmak için direnen bir çocuğa:<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">“Hayır, hemen odana git, sokağa çıkamazsın” demek mi doğrudur; yoksa “hava karardığı için sokağa çıkman beni endişelendiriyor. Bu yüzden gitmeni istemiyorum ama, yarın erken saatte arkadaşlarınla birlikte olmana izin verebilirim.” demek mi doğrudur? Tabii ki ilk cümle sen iletilerini içerdiği için çocukta bir direnme ya da isyana yol açacaktır. Ancak ikinci cümlede duyguların ifadesi söz konusu olduğu için ben dilini kullanmak daha etkilidir. Çünkü ben dili davranışı değiştirme sorumluluğunu çocuğa devreder.<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span></p>
<h4 style="margin: 0cm 0cm 0pt"><em><font face="Times New Roman">SORUN ÇÖZME BECERİSİ</font></em></h4>
<p><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">Kızgınlık ve öfke duygusu, farkında olunan ya da olunmayan çatışmalardan kaynaklanır. Sadece kısa süreli duygusal gerginlikleri değil uzun süreli çatışmaları çözmek de, yaşamın önemli bir parçasını oluşturur.<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">Çatışma değişik nedenlerden kaynaklanabiliyor çatışmaların çözümüne iki temel tutum içinde yaklaşılabilir.<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">1.Ben kazanacağım, o kaybedecek. (KAZAN / KAYBET) 2.Her ikimizin de sonuçtan memnun olması gerekir. (KAZAN / KAZAN ya da KAYBEDEN YOK ) yaklaşımları.<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><strong><em><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">Kazan / Kaybet Yaklaşımı:<o:p></o:p></font></span></em></strong><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">İki kişiden biri varılan sonuçtan hoşnut kalmaz. Bu tutumda en güçlü olan, hileli davranan kazanır. Bu yöntem beraberinde karşılıklı ilişkilerde güvensizliği getirir. Karşısındakini kaybetme pahasına tartışma taraflardan birince kazanılır.<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><strong><em><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">Kaybeden Yok Yaklaşımı:<o:p></o:p></font></span></em></strong><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">Bir çatışma konusu ortaya çıktığı zaman, taraflardan her biri sadece kendi isteğinin yapılmasına olanak verecek bir çözümde ısrar edecek yerde, her ikisi de yaratıcı bir biçimde iki tarafı birden tatmin edecek bir çözüm yolu bulmaya çalışırlar. Çatışmayı çözebilecek değişik yollar düzenli bir biçimde gözden geçirilerek bu gerçekleştirilebilir.<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><strong><em><span style="font-size: 14pt"><font face="Times New Roman">Sorun çözebilmek için kullanılabilecek aşamalar: <o:p></o:p></font></span></em></strong><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><font face="Times New Roman"><strong><em><span style="font-size: 12pt">1.Birinci aşama:</span></em></strong><span style="font-size: 12pt"> ÇATIŞMAYI TANIYIN: Sizce sorun nedir? Bu konuda kendinizi nasıl hissediyorsunuz? Burada “BEN DİLİ” kullanmayı ve her ikinizi de memnun edecek bir çözüme ulaşma tutumu içinde olduğunuzu belirtmeyi ihmal etmeyin.<o:p></o:p></span></font><font face="Times New Roman"><strong><em><span style="font-size: 12pt"><span> </span>2.İkinci aşama:</span></em></strong><span style="font-size: 12pt"> BİR ÇOK ÇÖZÜM YOLU ORTAYA KOYUN: beş yada on dakika gibi belirli bir zaman süresi içinde aklınıza gelen çözümleri. İyi ya da kötü, mümkün ya da değil gibi süzgeçlerden geçirmeden olduğu gibi ortaya koyun. Bu aşamada amaç sorunla ilgili olabildiği kadar çok sayıda çözüm yolunu bir liste halinde ifade edebilecek duruma gelmenizdir.<o:p></o:p></span></font><font face="Times New Roman"><strong><em><span style="font-size: 12pt"><span> </span>3.Üçüncü aşama:</span></em></strong><span style="font-size: 12pt"> ÇÖZÜM YOLLARINI DEĞERLENDİRİN: Bu aşamada her çözüm yolunu değerlendirerek, bu çözüm yollarının her birinizi tatmin ettiğini tartışacaksınız. Bu evrede kişilerin dürüstçe düşüncelerini ifade etmeleri önemlidir. Bir çözüm tarzını istemediği halde karşısındaki memnun olsun diye kabul etmek, iki kişinin arasındaki ilişkinin sağlığı bakımından sakıncalıdır. <o:p></o:p></span></font><font face="Times New Roman"><strong><em><span style="font-size: 12pt">4.Dördüncü aşama:</span></em></strong><span style="font-size: 12pt"> EN İYİ ÇÖZÜMDE ANLAŞIN: Şu ana dek bütün seçenekleri gözden geçirmiş bulunuyorsunuz. Şimdi her ikinizi de en çok tatmin edecek kararı verme durumudur bu karara ulaştıktan sonra çözümün ne anlama geldiği bir kez daha her iki kişi tarafından ifade edilir. <o:p></o:p></span></font><font face="Times New Roman"><strong><em><span style="font-size: 12pt">5.Beşinci aşama:</span></em></strong><span style="font-size: 12pt">ÇÖZÜMÜ UYGULAMAYA KOYUN: Bu evrede çözümün ayrıntılarını konuşmaya başlarsınız. Burada ayrıntılardan kastedilen, çözüm uygulamaya konduğunda her iki tarafça ne gibi uyarlamalar ve ayarlamalar yapılması gerektiğinin konuşulmasıdır. Çözüm bir planlamayı gerektiriyorsa hemen planlamaya başlayın. Burada üzerinde durulması gereken nokta çözümün uygulanmaya geçebilmesi için gerekli işlemlerin her iki kişi tarafından anlaşılmış olmasıdır. 6.Altıncı aşama: ÇÖZÜMÜ GÖZDEN GEÇİRME: Bir çözümün gerçekten uygulanabilir ve uygulanamaz olduğunu denemeden anlamak zordur. Çözümü bir süre uyguladıktan sonra gözden geçirmek üzere bir araya gelmekte büyük fayda var. Bu durumdan sonra çözüm tarzında bazı değişiklikler önerilebilir. Hatta öyle bir durum olabilir ki çözümü her iki taraf tatmin edici bulmayıp yeniden gözden geçirmek gereği duyulabilir. <o:p></o:p></span></font><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman"> Önemli olan sorunun altında ezilmek yerine her iki tarafı da hoşnut edecek bir çözüme ulaşıncaya kadar yaratıcı bir biçimde sorunla uğraşmak yapıcı çözüm önerileri getirmektir. Zaten anlatılan tüm bu bilgiler yerine geldiğinde ilişkiler daha yapıcı olacak ve karşılıklı olarak birbirini anlama sözkonusu olacaktır.<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman"> KAYNAKÇA<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman"> ACAR, Nilüfer Voltan Terapötik İletişim<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">AKBOY, Rengin Eğitim Psikolojisi<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">ATTAR, Handan Çocuk Suçluluğu ve Eğitimi<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">BAŞARAN, İbrahim Ethem Görüşme İlke ve Teknikleri<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">CÜCELOĞLU, Doğan İçimizdeki Çocuk<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">CÜCELOĞLU, Doğan Yeniden İnsan İnsana<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">DÖKMEN, Üstün İletişim Ça</p>
<p>tışmaları ve Empati<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">EKŞİ, Aysel Çocuk Genç Ana Babalar<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">GANDER, J. Mary Çocuk ve Ergen Gelişimi<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">GORDON, Thomas E. A. E Aile iletişim Dili<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">GORDON, Thomas E. A. E Uygulamalar<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">YAVUZER, Haluk Çocuk Psikolojisi<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">YAVUZER, Haluk Çocuk ve Suç<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">YÖRÜKOĞLU, Atalay Çocuk Ruh Sağlığı<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">YÖRÜKOĞLU, Atalay Gençlik Çağı<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">YÖRÜKOĞLU, Atalay Değişen Toplumda Aile ve Çocuk<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">D.E.Ü Eğitim Bilimleri Bölüm Gelişim Psikolojisi Ders Notları<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">D.E.Ü Eğitim Bilimleri Bölümü Eğitim Psikolojisi Ders Notları<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">D.E.Ü Eğitim Bilimleri Bölümü İnsan İlişkileri Ders Notları<o:p></o:p></font></span></p>
<p align="right" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: right" class="MsoSubtitle"><font face="Times New Roman">MİNE ÖZKAMALI</font></p>
<p><o:p><font size="2" face="Times New Roman"> </font></o:p></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.elibal.com/?feed=rss2&amp;p=19</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AİLE KURALLARI</title>
		<link>http://www.elibal.com/?p=18</link>
		<comments>http://www.elibal.com/?p=18#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Nov 2007 16:07:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>RehberOgretmen</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile - Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[ana baba tutum ceza suç okul çocuk tehdit terbiye emi]]></category>
		<category><![CDATA[anlama]]></category>
		<category><![CDATA[Carl Rogers]]></category>
		<category><![CDATA[danışma]]></category>
		<category><![CDATA[Empati kurmak]]></category>
		<category><![CDATA[EMPATİK DİNLEME]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[içtenlik]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[psikiyatri]]></category>
		<category><![CDATA[Rehberlik Hizmeti]]></category>
		<category><![CDATA[samimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.elibal.com/?p=17</guid>
		<description><![CDATA[AİLE KURALLARI  Her aile gerek açık gerekse kapalı olarak kurallarını belirlemiştir. Sağlıklı ailede kurallar gizli değil açık olarak belirlenmiştir. Aile içindeki bireyler birbirlerinin iyi tanırlar, duygular karşılıklı olarak hissedilir. Evde eşitlik söz konusudur. Mutlaka ki zaman zaman her evde küçük de olsa çatışmalar yaşanır. Hiç çatışma yaşanmayan bir evde büyük olasılıkla maskeler takılıdır. Yani sosyal maskeler iletişimde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: red"><strong><font size="5"><font face="Times New Roman">AİLE KURALLARI<o:p></o:p></font></font></strong></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman"> Her aile gerek açık gerekse kapalı olarak kurallarını belirlemiştir. Sağlıklı ailede kurallar gizli değil açık olarak belirlenmiştir. Aile içindeki bireyler birbirlerinin iyi tanırlar, duygular karşılıklı olarak hissedilir. Evde eşitlik söz konusudur.<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">Mutlaka ki zaman zaman her evde küçük de olsa çatışmalar yaşanır. Hiç çatışma yaşanmayan bir evde büyük olasılıkla maskeler takılıdır. Yani sosyal maskeler iletişimde bulunuyordur.<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman"> <span>           </span>Çatışma uzun süreli ilişki içinde olan kişiler arasında doğal olarak ortaya çıkar. Önemli olan çatışmanın çıkmasını önlemek değil, çatışma çıktığı zaman kişilerin birbirleriyle nasıl etkileşim kuracağının bilinmesidir. Aralarında çıkan çatışmayı birbirlerini kırmadan çözebilme becerisini gösteren çiftler sağlıklı bir aile kurar.<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><strong><em><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">Sağlıklı bir ailede sorunları çözmek için kullanılan yöntemler: <o:p></o:p></font></span></em></strong><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">•Duygu ve düşünceler olduğu gibi, abartılmadan ortaya konulmalıdır (Bu tutuma kendine güvenli ve kendine saygılı tutum diyoruz. Bu tutum içinde olan kişiler hem kendilerine hem de başkalarına saygı gösterirler.) •Sorunlar şimdiki bağlam içinde ele alınmalı ve eski birikimler işin içine sokulmamalıdır •Kesinlikle öğüt verme kullanılmamalı, davranışlar somut bir biçimde ayrıntılı olarak ele alınmalıdır. •Yargılamaya gidilmemeli, kişiler kendi duygu ve düşüncelerini ifade edebilmelidirler. •Duygu ve düşünceler, ne az ne eksik, olduğu gibi olduğu gibi ifade edilmelidir; karşısındakinin ne beklediğine ya da en mükemmel olması gerektiğine göre ifadeler aranmamalıdır. •Konunun özü ile konuya ilişkin olmayan ayrıntılar birbirinden ayırdedilmelidir. Örneğin siz çocuğunuza “iki saat geciktin” dediğinizde, çocuğunuz size: “hayır bir saat kırk beş dakika geciktim” dememelidir. •Sorun çözmede etkin dinleme kullanılmalıdır. (daha sonraki bölümde ayrıntılı olarak anlatılacak) •Belirli bir zaman konusu içinde ancak bir çatışma üzerinde durulmalı, başka çatışma konuları çatışmaya katılmamalı. Örneğin: “hem geç kalıyorsun hem de bana yardım etmiyorsun”diyerek iki konuyu birden ortaya atmamak gerekir. •Birinin haklı çıkması yerine her iki tarafın da anlaşabileceği bir çözüme yönelmek gerekir. “ben haklıyım, sen yanlış hareket ediyorsun” tarzında davranmamak gerekir.<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><strong><em><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman"> Sağlıksız ailede gizli kurallar:<o:p></o:p></font></span></em></strong><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">Sağlıksız ailede kurallar bilinçaltındadır. Gizli ve açığa çıkmamıştır. Bu kuralları kimse tartışamaz. İşte sağlıksız ailede geçerli olan kurallar şunlardır:<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><font face="Times New Roman"><strong><em><span style="font-size: 12pt">1.Denetleme:</span></em></strong><span style="font-size: 12pt"> çocuk duygu ve düşüncelerini ifade ederken hep korku içindedir. Ya da duygularını ifade edemez, bastırır. Söyleyeceklerini hep önceden kestirmek zorundadır. Kendiliğinden ortaya çıkan davranış kötüdür, affedilmez. Bu tür ailelerde sağlıklı bir güven ortamı söz konusu değildir. 2.Mükemmeliyetçilik: Yapılan her işte, girilen her sınavda kişinin mükemmel olması beklenir. Her şey göstermeliktir, başkasının beğenmesi için yapılır. Mükemmeliyetçilik kişinin kendi gerçeğinin hiçbir değeri olmadığını kendi düşünüş ve değerlendirilişinin önemsiz olduğunu ifade eder. Bu ortamda yetişen çocuğun temel duygusu umutsuzluktur. Kendilerini değersiz, yetersiz bulurlar. 3.Suçlama: Suçlama olayları olduğu gibi kabul etmemenin bir sonucudur. Yapılan suçlamalar her şeyin denetim altında tutulması gerektiği ve yapılan herşeyin mükemmel olmasının zorunlu olması gerektiğini ortaya çıkarır. Bu durum ise kişide kaygı ve utanç duygularını yaratır. 4.Beş temel özgürlüğün inkârı: Sağlıksız ailede kişilerin doğal olarak geliştirdikleri algılama, duygu, düşünce, davranış, arzu ve amaçları inkâr edilir. “içinden geldiği gibi değil; mükemmeliyetçi kurala uyarak, başkalarının senden beklediği biçimde algıla, duygulan, düşün,davran, arzu et, ve amaç edin.” Bu durum kişini kendi gerçeğini inkâr etmesine neden olur. Böylece kişi tamamen dışa bağımlı, kendi iç dünyasıyla ilişkisi kopuk, robot gibi yaşar. Böyle bir kişinin mutlu olması da sözkonusu olmaz. 5.Konuşmanın yasak olması: Sağlıksız bir ailede özellikle çocukların duygu ve düşüncelerini ifade etmesine olanak verilmez. Bu duru çocuklarda değersizlik duygularına neden olur. 6.Küskünlük ve kırgınlıkların sürdürülmesi: Aile içindeki kırgınlık ve küskünlüklerin sürdürülmesi, kişilerin birbirlerini anlamasını ve sorunun çözülmesini engeller. 7.Kimseye güvenmeme: Sağlıksız bir ailede kimse kimseye güvenmez. Aslında güven var gibi görünse de temelde güvensizlik vardır. Sağlıksız ailede yetişen kişi kimseden saygı ve gerçek sevgi görmediği için kimsenin kendisine yardım edemeyeceğine inanır. Yardım etmek isteyenlerin “mutlaka art düşüncesi vardır, çıkarı vardır” diye düşünür.<o:p></o:p></span></font><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">Sağlıksız ailede yetişen kişilerin kendilerine güveni olmaz. Bu kişiler mutlaka dıştan denetimli bireyler olurlar.<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman"> <o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span></p>
<h1 style="margin: 0cm 0cm 0pt"><font size="3" face="Times New Roman">DİNLEME BECERİLERİ</font></h1>
<p><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><font face="Times New Roman"><strong><em><span style="font-size: 12pt">Edilgin dinleme (sessizlik):</span></em></strong><span style="font-size: 12pt"> karşısındakinin konuşmasına olanak verme. Edilgin dinleme kişiye: <o:p></o:p></span></font><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">•Duygularını duymak istiyorum •Duygularını kabul ediyorum •Benimle paylaşmak istediğin konuda vereceğin karara güveniyorum •Bu senin sorunun sorumlu sensin gibi güçlü mesajları verir.<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><font face="Times New Roman"><strong><em><span style="font-size: 12pt">Kabul ettiğini gösteren tepkiler:</span></em></strong><span style="font-size: 12pt"> Sessizlik iletişimi engellemesine karşın çocuğa kabul edilmediği izlenimini verir. Ona gerçekten tüm dikkâtimizi verdiğimizi göstermeliyiz. Bunu yapmak içinse karşımızdakine sözlü ve sözsüz mesajlar iletmeliyiz. Hı hı, evet, seni anlıyorum&#8230;..gibi sözlü mesajlarla; baş sallama, jestler ve mimiklerle, beden duruşu gibi sözsüz mesajlarla karşımızdakine onu dinliyor hissini vermemiz gerekir.<o:p></o:p></span></font><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><font face="Times New Roman"><strong><em><span style="font-size: 12pt">Konuşmaya açık davet:</span></em></strong><span style="font-size: 12pt"> Çocuklar sorun ve duygularını dile getirmekte güçlük çekerler. Konuşmak için yüreklendirilmek isterler. Şu örnek cümlelerle konuşmaya davet sağlanabilir:<o:p></o:p></span></font><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">•O konuda konuşmak ister misin? •Bu olay karşısında neler hissettin? •Bana örnek verir misin? •Bu konuda neler düşünüyorsun?<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><font face="Times New Roman"><strong><em><span style="font-size: 12pt">Etkin dinleme:</span></em></strong><span style="font-size: 12pt">Etkin dinlemede kişinin söylediklerinin gerçek anlamlarının kavranması gerekir. Etkin dinleme çocukların duygu boşalımına yardım eder. Çocukların duygularını keşfetmelerine yardımcı olur. Etkin dinleme çocukların olumsuz duygulardan korkmamalarına yardım eder, ana-baba-çocuk arasında sıcak bir dostluk geliştirir. Duyulduğunu ve anlaşıldığını bilmek öylesine hoş bir duygudur ki, konuşan dinleyene karşı bir yakınlık duyar. Çocuklar sevgiye tepki verirler. Kişi empati kurup doğru olarak dinleyince karşısındakini anlar. Bir anlamda kişi kendisini karşısındaki kişinin yerine koyar. Empati kurmayı öğrenen anne ve babalar çocuklarına daha fazla anlayış göstermiştir.<o:p></o:p></span></font><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><strong><em><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">Etkin dinleme için:<o:p></o:p></font></span></em></strong><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">•Çocuğun söylediğini duymak istemelisiniz. Bu onun için zaman ayırmak anlamına gelir. Zamanınız yoksa bunu çocuğunuza söylemelisiniz. •O andaki soruna yardımcı olmayı gerçekten istemelisiniz. İstemezseniz isteyinceye kadar bekleyin. •Duyguları ne olursa olsun, sizin duygularınızdan ne denli farklı olursa olsun onun duygularını gerçekten kabul etmelisiniz. •Çocuğun duygularını tanıdığına, onlarla baş edebileceğine ve sorunlarına çözüm bulma yeteneğine tam olarak güvenmelisiniz. Bu güveni çocuğunuz sorunları kendi başına çözdüğünü gördükçe kazanacaksınız. •Duyguların sürekli değil, geçici olduğunu anlamalısınız. Duygular geçicidir. •Çocuğunuzu diğerlerinden farklı ayrı bir birey olarak algılamalısınız. Bu “ayrılık” çocuğun kendi duygularının olmasına, nesneleri kendisine göre algılamasına “izin” vermenize destek olur. “Ayrılık” ı, yalnızca hissetseniz bile çocuğa yardımcı olabilirsiniz. Çocuğun sorunları olduğunda onun yanında olmalı ancak karışmamalısınız.<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">Etkin dinlemenin en uygun zamanı çocuğun sorunu olduğunu gösterdiği andır. Ana-babalar çocuklarının duygularını dile getireceklerini duyacakları işin çoğunlukla bu anı kolaylıkla yakalayacaklardır.<o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">Tüm çocukların öğretmenleri, arkadaşları, ana- babalarıyla, kardeşleri hatta kendileri ile ilgili problemleri olabilir. Bu sorunlar onların stres yaşamalarına neden olabilir. Bu tür sorunların çözümü için yardım alan çocuklar daha kendine güvenli ve daha güçlü olurlar. Yardım almayanlarsa duygusal açıdan sorunlar yaşarlar. <o:p></o:p></font></span><span style="font-size: 12pt"><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></span><span style="font-size: 12pt"><font face="Times New Roman">Etkin dinlemenin uygun zamanını bilmek için ana-babaların “bir sorunum var” türünden tümceleri duymaya açık olmaları, ancak önce çok önemli olan “SORUN KİMİN?”ilkesini bilmelidirler. <o:p></o:p></font></span><strong><span style="font-size: 7pt; color: navy"><font face="Times New Roman">MİNE ÖZKAMALI<o:p></o:p></font></span></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.elibal.com/?feed=rss2&amp;p=18</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ETKİLİ AİLE İLETİŞİMİ</title>
		<link>http://www.elibal.com/?p=17</link>
		<comments>http://www.elibal.com/?p=17#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Nov 2007 15:55:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>RehberOgretmen</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile - Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[ana baba tutum ceza suç okul çocuk tehdit terbiye emi]]></category>
		<category><![CDATA[anlama]]></category>
		<category><![CDATA[Carl Rogers]]></category>
		<category><![CDATA[danışma]]></category>
		<category><![CDATA[Empati kurmak]]></category>
		<category><![CDATA[EMPATİK DİNLEME]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[içtenlik]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[psikiyatri]]></category>
		<category><![CDATA[Rehberlik Hizmeti]]></category>
		<category><![CDATA[samimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.elibal.com/?p=16</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.elibal.com/?feed=rss2&amp;p=17</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AİLE İÇİNDE VE TOPLUMSAL ALANDA ŞİDDET</title>
		<link>http://www.elibal.com/?p=16</link>
		<comments>http://www.elibal.com/?p=16#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Nov 2007 15:48:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>RehberOgretmen</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile - Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[ana baba tutum ceza suç okul çocuk tehdit terbiye emi]]></category>
		<category><![CDATA[anlama]]></category>
		<category><![CDATA[Carl Rogers]]></category>
		<category><![CDATA[danışma]]></category>
		<category><![CDATA[dayak]]></category>
		<category><![CDATA[Empati kurmak]]></category>
		<category><![CDATA[EMPATİK DİNLEME]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[içtenlik]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[psikiyatri]]></category>
		<category><![CDATA[samimi]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.elibal.com/?p=15</guid>
		<description><![CDATA[AİLE İÇİNDE VE TOPLUMSAL ALANDA ŞİDDETARAŞTIRMANIN TÜRÜ : UYGULAMALI ARAŞTIRMA  ARAŞTIRMANIN KAPSAMI : TÜRKİYE GENELİ YÖNTEM : ALAN ARAŞTIRMASI BAŞLAMA TARİHİ : 1997 BİTİŞ TARİHİ : 1998
  Aile içinde ve toplumsal alanda şiddet konulu araştırma ile aile içerisindeki ve toplumsal yaşam alanındaki bazı değişkenler ile bireylerin şiddet içeren davranışları ve şiddet eğilimleri arasında bir ilişkinin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size: 18pt; color: #b000b0; font-family: Arial">AİLE İÇİNDE VE TOPLUMSAL ALANDA ŞİDDET</span></strong><span style="font-family: Verdana"><o:p></o:p></span><font face="Times New Roman"><strong>ARAŞTIRMANIN TÜRÜ : </strong>UYGULAMALI ARAŞTIRMA  <span style="font-family: Verdana"><o:p></o:p></span></font><font face="Times New Roman"><strong>ARAŞTIRMANIN KAPSAMI : </strong>TÜRKİYE GENELİ <span style="font-family: Verdana"><o:p></o:p></span></font><font face="Times New Roman"><strong>YÖNTEM : </strong>ALAN ARAŞTIRMASI <span style="font-family: Verdana"><o:p></o:p></span></font><font face="Times New Roman"><strong>BAŞLAMA TARİHİ :</strong> 1997 <span style="font-family: Verdana"><o:p></o:p></span></font><font face="Times New Roman"><strong>BİTİŞ TARİHİ :</strong> 1998<br />
  <span style="font-family: Verdana"><o:p></o:p></span></font><font face="Times New Roman">Aile içinde ve toplumsal alanda şiddet konulu araştırma ile aile içerisindeki ve toplumsal yaşam alanındaki bazı değişkenler ile bireylerin şiddet içeren davranışları ve şiddet eğilimleri arasında bir ilişkinin olup olmadığını ve eğer varsa ilişkilerin nicelik ve niteliklerini araştırmak amaçlanmıştır. Aile ve toplumsal yaşam alanlarındaki bazı değişkenler (ailenin ekonomik gelir düzeyi, bireylerin eğitim düzeyi, aile içi meslek yapısı, aile içindeki rol ve statü dağılımı, aile içi iletişim biçimi, gelecekle ilgili beklentiler gibi) ile aile içi şiddet arasındaki ilişki incelenmiştir. <span style="font-family: Verdana"><o:p></o:p></span></font><font face="Times New Roman">Araştırmanın çarpıcı bulgularına bakıldığında şiddet ölçeğinden alınan puanlara göre katılanların %35’inde şiddet eğilimi 40 puanın, %2’sinde 60 puanın üzerinde bulunmuştur. Kadınların aldığı puanlar erkeklere göre belirgin biçimde daha düşüktür. 15-22 yaş grubunda belirgin biçimde yükselen şiddet ölçeği puanları; şiddet gösterme eğilimleri açısından gençlerin en önemli risk grubunu oluşturduklarının adeta kanıtı niteliğindedir.<br />
Evli ve/veya başından evlilik geçmiş kişilerin, genel populasyona göre şiddet ölçeğinden aldıkları puanlar nispeten biraz daha düşüktür, ama bunda tek başına evlilikten ziyade yaş ile ona bağlı geçmiş olayları unutma, geçmişe olumlu bakma gibi diğer faktörlerin de bir rolü olabilir. Evli olup olmama, şiddet ölçeğinden alınan puanları etkilemesi açısından cinsiyet ve yaş kadar önemli bulunmamıştır. Evli ve/veya başından evlilik geçmiş kişiler, ancak %3.3 oranında eşleriyle sık sık kavgaya varan münakaşalar yaptıklarını söylemektedirler. Kadınların %10&#8242;u eşlerinden sık sık (%3.6) ve ara sıra (%6.5) dayak yediklerini bildirirlerken, erkeklerin %2.1&#8242;inin sık sık, %1.2&#8217;sinin ara sıra eşleri tarafından dövüldüklerini söylemeleri ilginçtir. Eş tarafından dövülme oranları, yaşa göre çok farklılık göstermemektedir. <span style="font-family: Verdana"><o:p></o:p></span></font><font face="Times New Roman">Kadınların %12.3&#8242;ü eşleri tarafından sık sık ve ara sıra hakarete uğradıkları; eşin hakaretine uğrama oranının kadınlarda iki misli fazla olduğu ama yaşla birlikte değişmediği saptanmıştır.<br />
14 yaşından büyük kişilerin karı-koca ilişkilerindeki gerginleşme nedenleri arasında en çok yer verdikleri durumlar, &#8220;eşin evle ilgilenmemesi&#8221; (%66.2), &#8220;eşin saygısız tavır ve davranışları&#8221; (%56.6), &#8220;eşin kötü alışkanlıkları&#8221; (%56.5) olarak sıralanmaktadır. Bu değerlendirmeler, bir bakıma gerçek hayatın yansımaları olduklarından aile içi gerilimlerin nedenlerini araştırmaya ve bu gerilimleri azaltmaya yönelik girişimlerin hangi konular üzerinde yoğunlaşması gerektiği konusunda bir fikir vermektedir. <span style="font-family: Verdana"><o:p></o:p></span></font><font face="Times New Roman">Eşler arasındaki şiddetin yukarıda belirtilenlerin dışında kalan bazı özgün yönleri de bulunmaktadır. Orneğin eşle kavgaya varan münakaşalar yapma oranı arttıkça, (özellikle kadınların) eş tarafından dövülme oranlarının arttığı, aynı durumun eşin hakaretlerine maruz kalma açısından da geçerli olduğu ortaya çıkmıştır. Eşler arasında duygu ve düşünce paylaşımı yönünden ne kadar uyumlu ve tatmin edici bir ilişki varsa, şiddet ölçeğinden alınan puanlar da o ölçüde artmaktadır, üstelik bu durumdan kendilerini değil eşlerini sorumlu tutanlarda da bu artış çok yüksek oranlara ulaşmaktadır. Ancak burada belirtilmesi gereken önemli bir nokta kişilerin yarısından fazlası da &#8220;ara sıra&#8221; ve &#8220;çok az&#8221; da olsa kavgaya varan münakaşalar yaptıklarını bildirmektedirler. Demek ki uyumlu ve tatmin edici bir evlilik ilişkisi olabilmesi için, eşle kavgaya varan münakaşalar yapılmaması gerektiği, görüşülenlerin büyük bölümünce koşul olarak görülmemektedir. Araştırma, eşle duygu ve düşüncedeki paylaşım düzeyleriyle cinsel yaşamdaki paylaşım düzeyleri arasında birebir olmasa bile büyük ölçüde bir mütekabiliyet ilişkisi olduğunu ortaya çıkarmıştır. Dolayısıyla cinsel paylaşım düzeyleriyle eşler arasındaki ilişkiler, duygu ve düşüncedeki paylaşım düzeyleriyle eşler arasındaki ilişkilere büyük ölçüde benzemektedir. Cinsel yaşamdaki paylaşım, eşler arasındaki ilişkinin dolayısıyla evlilikte şiddet görünümlerinin iyi bir ölçütü gibi görünmektedir. Bir başka olgu, evlilikte şiddet görünümlerinin iyi bir ölçütü, ailedeki karar alma süreçlerine katılımdır. Ailedeki karar alma süreçlerine üyelerin katılımı arttıkça, eşler arasındaki duygu ve düşünceleri paylaşım düzeyi açısından tatmin edici ve uyumlu ilişki olasılığı da artmakta; aynı şekilde eşler arasındaki şiddet görünümleri de gerilemeye uğramaktadır. Ailedeki karar alma süreçlerine üyelerin katılımları arttıkça, evde çocukların dövülme sıklıkları da belirgin biçimde azalmaktadır.  <span style="font-family: Verdana"><o:p></o:p></span></font><font face="Times New Roman">Çocuklu ailelerin çocuklarının yaramazlıkları karşısında uyguladıkları yöntemler arasında &#8220;açıklama ve ikna etme&#8221; çok yüksek oranlarla ilk sırada yer almakta, onu &#8220;azarlama, utandırma&#8221;, &#8220;cezalandırma ve yoksun bırakma&#8221; ve &#8220;korkutma&#8221; izlemektedir. Evde çocukların hiç dövülmediğini söyleyen aileler yüzde 55 oranındadır; çocuklarını ayda birden fazla ve çok şiddetli dövdüklerini söyleyenler yüzde 3, yılda 1-10 arası çok şiddetli dövdüklerini söyleyenler yüzde 1.5 oranındadır. Ailelerin yüzde 40&#8242;ı ise çocuklarını hafif şiddette dövdüklerini belirtmektedirler. Evde çocukları dövmeyi daha çok annelerin üstlendiği görülmektedir. <span style="font-family: Verdana"><o:p></o:p></span></font><font face="Times New Roman">7-14 yaş grubundakilerin yüzde 22&#8217;si bir, yüzde 2&#8217;si daha fazla evden kaçmışlardır. Bir kez evden kaçma erkeklerde, birden fazla evden kaçma kızlarda daha fazladır. Yine aynı yaş grubundaki öğrencilerin yarısına yakını cinsiyet farkı olmaksızın, öğretmenlerinden, diğer öğrencilerden, okul dışındaki başka kimselerden bir biçimde rahatsız edici davranışlara maruz kalmışlardır.  <span style="font-family: Verdana"><o:p></o:p></span></font><font face="Times New Roman">Şiddete maruz kalınan bir çocukluk yaşamak, sonraki yaşamda ailede ve toplumsal alanda bir şiddet uygulayıcısı olma şansını artırmaktadır ve büyük olasılıkla tüm bu alanlardaki şiddet zincirinin temel ve başlatıcı halkasını oluşturmaktadır. Bu açıdan Türkiye&#8217;deki şiddet eğilimlerini düşürmenin yolu, çocuk eğitiminde şiddeti bir yöntem olarak kullanmaktan kaçınmaktır.  <span style="font-family: Verdana"><o:p></o:p></span></font><font face="Times New Roman">Ailenin yapısal özelliklerinden olan birey sayısının 7&#8242;ye kadar artması şiddet ölçeğinden alınan puanları da artırmaktadır. Birey sayısı 7&#8242;yi aştığında şiddet ölçeği puanları gerilemektedir. <span style="font-family: Verdana"><o:p></o:p></span></font><font face="Times New Roman">Aile içi dayanışma ile akrabalarla görüşme ve yardımlaşma oranları azaldıkça, şiddet ölçeği puanları yükselmektedir.  <span style="font-family: Verdana"><o:p></o:p></span></font><font face="Times New Roman">Alkol ile şiddet arasında da açık bir ilişki görülmektedir.  <span style="font-family: Verdana"><o:p></o:p></span></font><font face="Times New Roman">Bireylerin eğitim düzeylerindeki artışa bağlı olarak, şiddet eğilimleri azalmaktadır. Aynı şekilde gelecekle ilgili beklentilerdeki olumluluk düzeyine bağlı olarak da şiddet eğilimleri azalmaktadır. <span style="font-family: Verdana"><o:p></o:p></span></font><font face="Times New Roman">Siyasal sistemle ilişkileri kötü olan bireylerin şiddet eğilimleri ile siyasal sistemle ilişkileri iyi olan bireylerin şiddet eğilimleri arasındaki farklılaşmalar anlamlı bulunmuştur. </font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.elibal.com/?feed=rss2&amp;p=16</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AİLE İÇİ PROBLEMLER VE ÇÖZÜM YOLLARI</title>
		<link>http://www.elibal.com/?p=15</link>
		<comments>http://www.elibal.com/?p=15#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Nov 2007 15:41:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>RehberOgretmen</dc:creator>
				<category><![CDATA[Rehberlik Hizmeti]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[ana baba tutum ceza suç okul çocuk tehdit terbiye emi]]></category>
		<category><![CDATA[anlama]]></category>
		<category><![CDATA[Carl Rogers]]></category>
		<category><![CDATA[çatışma]]></category>
		<category><![CDATA[danışma]]></category>
		<category><![CDATA[Empati kurmak]]></category>
		<category><![CDATA[EMPATİK DİNLEME]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[içtenlik]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[psikiyatri]]></category>
		<category><![CDATA[samimi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşantı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.elibal.com/?p=14</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.elibal.com/?feed=rss2&amp;p=15</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
