‘Rehberlik Hizmeti’ kategorisi için Arşiv

REHBERLİK SERVİSİ VE GÖREVLERİ

Pazartesi, 10 Aralık 2007

 REHBERLİĞİN TANIMI     Rehberlik ve psikolojik danışmanlık bireye kişisel sorunları için gerekli olan olgusal bilgileri sağlayan kişinin isteklerini ve imkanlarını, çeşitli özelliklerini tanımasına yardımcı olan ve nihayet bu bilgilerden yararlanarak özünü gerçeklestirmesine yardım eden bir hizmettir.     Rehberlik bireyin: (daha fazla…)

SINAV KAYGISI NEDİR NASIL BAŞA ÇIKILIR

Cumartesi, 24 Kasım 2007

 SINAV KAYGISI NEDİR NASIL BAŞA ÇIKILIR       Sınav kaygısı denildiğinde ne anlıyoruz?  Öncelikle, sınav ve kaygının anlamlarına  bakalım.        Sınav;   Öğrencinin belirli bir konuda başarının ölçülmesi amacıyla yapılan değerlendirmedir. Başka bir değişle sınav,öğrencinin ders programında öngörülen konuları öğrenip öğrenmediğini,ya da bunların ne kadarını öğrendiğini anlamak amacıyla yapılan bir işlemdir. Bu amaca göre sınavları üçe ayırmak mümkündür:Yazılı sınav, sözlü sınav, uygulamalı sınav.      KAYGI NEDİR?      Kaygı; çoğu zaman, nedeni belli olmayan korkudur. Olmayan, olduğu varsayılan bir değerin, kişiliğinkaybedilme korkusudur . Kaygı; kaynağı belli olmayan, korkudan daha kısa  ve  şiddetli olan uzun süren bir huzursuzlu halidir.  Korku ile kaygı, genellikle birbirinin yerine kullanılır; ancak ikisi aynı şey değildir. Korku; bir tehdit ânında bedensel tepkilerin yanı sıra hissedilen tepkidir. Tehditle orantılı olarak, azalıp, çoğalır. Kaygı ise; bununla orantılı değildir. Tehditten bağımsız olarak da devam edebilir.Kaygı, insan davranışını yönlendiren motive eden bir  özelliğe sahiptir; Ancak aşırı düzeyde yaşanması bizi engellemektedir.      SINAV KAYGISI NEDİR?      Sınav Kaygısı Bir sınav öncesinde, sırasında ya da sonrasında duyulan endişe, korku ve rahatsızlıktır.  Yine bir başka değişle sınav kaygısı: Öğrencinin potansiyelini tam olarak kullanamamasıdır.      Sınavlar, öğrencilerin okul yaşamlarına yön veren en önemli etkinlikler arasında yer alır. Öğrencilerin okuldaki akademik başarılarının en önemli belirleyicisi, sınavlarda aldıkları notlardır. Okulumuzda derslerde uygulanan sınavlar öğrencilerin o dersten geçer not alıp, almayacağı, bir üst sınıfa gidip, gidemeyeceği, yada okulumuzu bitirip, diploma alıp, almayacağını belirlemek amacıyla uygulanır. Yapılan değerlendirmeler daha önce yönetmelikte saptanmış olan geçer notun altında not alan öğrenciler, başarısız sayılırlar. Bu öğrenciler, söz konusu derslerden geçer not almadıkları sürece hiçbir üst sınıf ve okullara gitme olanağına sahip olamazlar.        Öğrenme: tekrarlayarak veya bir deneyim sonucu insan davranışında ve bilgi düzeyinde meydana gelen, sürekli bir davranış değişikliğidir. Tanıma göre, bir öğrenme durumunun bağlı olduğu üç yön vardır. Bunlardan birincisi bireyin davranışlarında bir değişme meydana getirmesi, 2. davranış değişimi kalıcılığı, 3. bu değişimi bireyin yaşantısının  yada başka bir etkileşimin bir sonucudur. Buna göre etkili öğrenme, süreci bireyde davranış değişmesinin kalıcı olmasını  gerektirir.     Sınav kaygısı; toplumun (öğrenciler, aile çevresi vb.) büyük bir bölümünü ilgilendirmektedir. Her şeyin sınavla ölçülüyor olması, sınav kaygısını yıldan yıla arttırmaktadır.      Her öğrenci, sınav kaygısını zaman zaman hisseder; ancak bazı öğrenciler sınav dönemlerinde yaşadıkları bu duygusal tepkilerin akademik performanslarını, ciddi anlamda, olumsuz yönden etkilendiğinden söz etmektedir. Aslında  sınav kaygısının, öğrenmeyle yada fazla çalışmayla ilgisi yoktur.Fazla ders çalışmanın,bilgi yüklemenin  kaygı ve stres yarattığı düşüncesi, bir hayli yaygındır.      Bu tür kaygılar sonucunda bedenimiz ve  zihnimiz birtakım tepkiler vermektedir.fiziksel ( mide kasılması, bulantı, baş ağrıları, ağız kuruması  vb.) zihinsel (Kesin başaramayacağım! “herkes, benden daha fazla  çalıştı”) duygusal (yoğun endişe, tolerans azalması, korku vb.) tepkiler verilebilir.       Sınav kaygısını azaltmak için; nelere dikkat etmeliyiz?      Sınavdan önce tüm davranışlarınızı, beyniniz yönetir. Beyninize nasıl mesaj gönderirseniz, davranışlarınız, ona göre şekillenir. Çalışmalarınızı bir şekilde sürdürüp, eksiklerinizi kapatmaya çalışırsanız, bu sizi rahatlatacak ve kaygı düzeyinizi azaltacaktır. Dersleri düzenli olarak takip etmek, etkin bir çalışma programı yapmak ve sık sık tekrar yapmak, sınavlarda sizden neler beklendiğini bilmek, ve ona göre hazırlanmak gibi yöntemler size daha fazla yardımcı olabilir.     SINAV SIRASINDAÖncelikle, kimlik bilgilerinizi doğru ve düzgün bir biçimde yazın. Öğretmen soruları dağıtmışsa, soruları dikkatli bir biçimde okuyun. Zamanı iyi ayarlayın. Bir soruyu yapamıyorsanız, o soruyu atlayın ve devam edin. Cevapları okunaklı bir biçimde yazın. Diğerleri, kâğıtlarını geri  veriyorlarsa, panik olmayın.                                                           Unutmayın! İlk bitirene ödül yok.       SINAV SONRASINDA     Sınav nasıl geçerse geçsin, elinizden geleni yaptınız. Her şeye rağmen, sınava girdiniz. Bu yüzden kendinizi hoşlandığınız bir şeyle ödüllendirin. Eksik olduğunuz noktalara bakıp bir sonraki sınava daha iyi hazırlanmanın yolunu bulmaya çalışın. Yazılılardan birinden birinin kötü geçmesi hâlinde kapıldığınız umutsuzluk; unutmayın! Bütün bir derslerinize yansıyacaktır. Sınavları bir kişilik sorunu hâline getirmeyin. Sınavda kişiliğiniz değil, sizin belli yanın

ız ölçülecektir. Sınavlarda düşük not alsanız da siz yine, insan olarak değerlisiniz.       Teknik:    Gevşe ve rahatla.    Rahatlamayı başarırsanız, sınav sırasında kaygınızı kontrol altında tutabilirsiniz. Sınavlardan önce bunu denemelisiniz.     Rahatsız edilmeyeceğiniz bir yeri tercih edin.     Rahat bir şekilde oturun. Görme artığı bulunanlar gözlerini kapatsın. Hiç bir şey düşünmemeye çalışın. Derin bir şekilde burnunuzdan nefes alın, ağzınızdan verin.     Kasları gerin ve gevşetin.    Yüzünüzden başlayın ve ayaklarınıza doğru ilerleyin. Bu şekilde birkaç dakika içinde gevşeyebilirsiniz.    Kaygıyı kontrol et    Kaygıya neden olan olumsuz düşüncelerden ve iç konuşmalardan kurtulmaktır.         Öğrenciler sınavlar hakkında olumsuz konuşurlar ve abartılı konuşmalar yapmaya eğilimlidirler. Olumsuz düşünceler yerine yapıcı düşüncelerin sınav kaygısını azalttığı araştırmacılar tarafından kanıtlanmıştır. Önce farkında olmalısınız sonra onları yapıcı olanlarla değiştirmelisiniz.Örneğin; “Yazılım kötü geçerse ben bittim” yerine “evet bu zor bir sınav ben elimden geleni yapacağım. Düşük bir not alırsam, bir daha  iyi yapmaya çalışacağım”Bu yazılanlar, sizler için yeterli olmazsa, Okul Rehberlik Servisimizde yardım isteyebileceğinizi unutmayın.                                                                                             Rehberlik Servisi KAYNAKÇA: Taşdemir Mehmet,Verimli Ders Çalışma Teknikleri,Seminer Notları KAYNAKLAR:Baltaş Acar,Baltaş Zuhal, Stres ve Başa Çıkma Yolları,Remzi Kitap Evi,İstanbul 1993Uluğ Fevzi, Okulda Başarı,Remzi Kitapevi,İstanbul 1993,Kırşehir,1999         Şahin, N. (1998). Stresle Baş Çıkma,Olumlu Bir Yaklaşım. Türk         Psikologlar Derneği Yayınları, Ankara.            Hayatımı Değiştirmek İstiyorum            Tarakçı  Ahmet

AİLE İÇİ PROBLEMLER VE ÇÖZÜM YOLLARI

Perşembe, 01 Kasım 2007

AİLE – EVLİLİK TERAPİSİ

Perşembe, 01 Kasım 2007

Son yıllarda evlilik terapisine başvuran çiftlerin sayısı sürekli artmaktadır. Terapiye başvurular; ilişkinin kopma noktasına geldiği çiftler veya ilişkinin artık anlam ifade etmediği hatta zorladığı kadınlar tarafından yapılmaktadır. ”Evliliğimizde sorun var”, ”İlişkimizde problem var”diye başvuranların yanında, asıl sorunu örterek; depresyon, psikosomatik şikayetler, ve fobik reaksiyonlarla terapiste başvuranlarada sıklıkla rastlanmaktadır. Bazı çiftlerin terapiste başvurma amaçları;ilişkilerini, evliliklerini kurtarmaktır. Hem terapi ortamı, hemde terapist evliliğin bitmesine ya da devam etmesine karar veremez.

Terapi ortamı; İletişimi açık ve net hale sokan, üçüncü bir kişinin (terapist) yardımıyla karşılıklı anlaşılabilir konuşmayı öğreten, kişinin olaylara tek yön olan bakış açısını zenginleştiren, kendinin farkındalığını sağlayan bir ortamdır. Bu ortamdan yeteri derecede faydalanabilmek yinede çiftlerin kendilerine bağlıdır.

Terapinin amacı iletişimi sağlıklı hale getirmektir. Bir ilişkinin sağlıklı şekilde devam etmesi, çiftlerin uzlaşmazlıklarını çözebilme yeteneğine ve isteğine bağlıdır. Çiftler arasında ilişkinin sorun haline geldiği durumlarda şu cümleler sıklıkla kullanılmaya başlamıştır artık.

“Beni sen hiç anlamıyorsun. ”

“Ben kendimi sana anlatamıyorum. ”

“Sen önceden böyle değildin, çok değiştin. ”

“Sen hep böylesin. ”

“Hiç değişmeyeceksin”

“Artık senin bu kadar duyarsız olmana dayanamıyorum”

Çiftlerde ortaya çıkan sorunlar, aslında problem diye görülmeye başladığı zamandan daha önce den de vardır. Fakat yaşam döngüsünün çeşitli devrelerinde(evlilik, çocukların doğumu, çocukların okulu, eşlerin iş-meslek rolleri, geleceği yapılandırma)çiftler belirli amaçlar üzerine odaklaşırlar.

Böylece ilişkinin yürümesini engelleyen “şeyleri” göremez ya da görsede farketmemeye, farketsede bir süre sonra bunun değişeceğine kendini inandurmaya çalışır. Fakat bu yaşam döngüsü içinde ani ve büyük değişimler, zorlanmalar, kayıplar ve bu döngünün oturtulmasıyla, kişiler o ana kadar belkide hiç yapmadıkları, yada bazen düşündüğü hatta bazen deneyime geçirdiği “kendinin farkındalığı” üzerine yoğunlaşmaya başlar. Ben neyim? ne oluyor? ne istiyorum gibi kendine yönelik sorular sormaya başlar. Farkına varmaktan kaçındığı “şeyler” üzerine gidip onları araştırmaya, çözümlemeye çalışır. İlişkinin bileşenleri olan üçlü; kominikasyon-güç-duygu o anda gerçek sorunlar olarak görülmeye başlanır. İlişkide o ana kadar çıkıpta başedilen sorunlar bir anda üstesinden gelinemez bir hal almaya başlar.

Çatışmalar, aşağılamalar, tehditler. ve “sen” çatışması ortaya çıkar.

İlişkinin tanımını yapacak olursak;özel belirli bir bağlamda kişiler arasında oluşan duygu ve düşünce, davranışlarda şekillenen bir mesaj iletimi, daha da ötesi arzu, istek ve ihtiyaçların cevap bulmasına yönelik bir alış-veriştir. İlişkinin olması için iki kişinin olması ne kadar olmazsa olmaz bir kuralsa, ilişkide hangi kontekstin geçerli olduğı konusuda o kadar önemlidir. İlişkinin şekillendirilmesi; belirli bir durum, ortam dahilinde olmalıdır. Eşlerden birinin sevgisini ifade etme şekli diğerinde sevgi değilde öfke, kızgınlık şeklinde algılanabilir. İlişkide önemli olan bir noktada “burada ve şimdi” dir.

Kişiler arası ilişkilerde, kişilerin çevrelerindeki üçüncü ve dördüncü kişiler (anne, kayınvalide, baba, arkadaş) tarafından ilişkiye yandan müdahale yapılacağı gibi, bir profesyonel (terapist) tarafından da terapötik müdahaleler yapılabilir. Gerçek yaşamda ilişkilerde belirlemeler, tanımlamalar ve yorumlar olduğu müddetçe, müdahaleler her zaman bir şekilde vardır. Fakat bir problem yaşandığında:kişilerin “eylem kapıları yapılanmış” olması veya “sonu gelmeyen oyunlar”söz konusu olduğunda, sistemin dışından bir kişinin müdahalesine gereksinim vardır. Çünkü sistemin devam etmesi için, sistemin kurallarının değişmesi gerekmektedir. Sistemi değiştirmek, o sistem içindeyken olası değildir. Ancak dışardan birisi(terapist)sisteme ihtiyacı olanı verebilir “Kuralların değişmesi”

“Yeniden çerçeveleme” çift-aile terapisinde en temel müdahale tekniklerinden biridir.

Böylece danışanın olaylara ait olan şemasını değiştirerek(farklı bakış açısı sunarak)daha fazla seçenek sahibi olmasını ve duygularının daha az ayağına dolaşmasını sağlamaktır.

Örnek1:

Kadın”Eşim benim bu durumuma karşı o kadar duyarsız ki”

Terapist “Belkide eşiniz bu şekilde kendini acıdan koruyor
olabilir. ”

Erkek “Aslında eşimin bu sorunu karşısında kendimi çaresiz hissediyorum, çok üzülüyorum, ne yapacağımı bilemiyorum.

Örnek2:

Erkek:”Eşim sürekli zırzır ağlar, onun tartışma anında ağlaması beni daha da kırıyor, bağırıp, çağırıp kapıyı vurup
gidiyorum.

Terapist:”Eşiniz dile getiremediği duygularını, acısını ancak ağlayarak ifade etmeye çalışıyor.

İlişkinin iyisi-kötüsü yoktur, gerçeği vardır. İlişkide rahatsızlığın olması, rahatsızlık veren olgunun ortadan kalkmasıyla düzelmiyor. Çünkü asıl olan ilişkidir.

Yardım isteği ile başvuran çiftlerden biri “ben boşanmak istemiyorum veya ben boşanmak istiyorum” isteğiyle geldiğinde, ilk müdahalemiz ;boşanmak için ilişkinin düzelmesinin gerektiği çünkü burada sorunun, ilişkinin aslı olduğunu söylemektir. Sorunlu ilişkilerde boşanmak;ağızdan kolayca çıkan basit bir çözüm olarak gelsede gerçeğe yakınlaştıkça, uzaklaşılan ve alınması zor bir karar haline gelmektedir. Çiftlerde, terapide kullanılan ilk önerilerden biri;ilişkinin bir süre askıya alınmasıdır(askı modeli). 15 gün süre ile asla yüz yüze görüşme yapılmaması, telefonla konuşulmaması, ayrı yerlerde yaşama ve bu sürede varlıklarından bile haberdar olunmaması önerildiğinde, buna “boşanmak en iyi çözüm “diye yaklaşan çiftlerde dahi ilk tepki red etme olabilmektedir.

Çift terapisine başvuranların çoğunluğunu kadınların oluşturduğu ve bir kısım eşlerin terapiye sıcak bakmadıkları göz ardı edilmeyecek bir gerçektir. Terapiye her iki tarafında katılması sonuç almayı kolaylaştırdığı gibi terapi süresinide kısaltır. Fakat çok önemli olan bir gerçekte, ilişkide magdur olan bireyin; (çoğunluğu kadın) tek başına yapacağı terapi yolculuğunda hem ilişki adına hem de kendi adına çok yol katedebileceğidir.

İLİŞKİ BİR ALIŞVERİŞTİR VE BUNDA ŞİMDİ ÖNEMLİDİR.

Psikolog Aynur Ünal    Ayrıca Engelli kişiler için ürün ve destek almak için:www.braillesoft.comwww.egitek.com.tr    adreslerini ziyaret edebilirsiniz…

Anne Baba Tutumları – Çocuklarla Doğru İletişim

Perşembe, 01 Kasım 2007

*Çocuklarınızın sözünüzü  dinlememelerini istemiyorsanız, yerine getirip getirmediklerine  bakmazsızın  emirler   yağdırmayın. Onlardan yerine getiremeyecekleri şeyler istemeyin Suçlarını  zamanında cezalandırmak yerine  kuru tehditler savurmayın” 

HİKAYE

Çocuklarını iyi terbiye ettiğini zanneden bir anne baba varmış Anne daha çocuklar kahvaltıya oturmadan emirler yağdırmaya başlarmış  “Sait odanı toplamayı -  yatağını yapmayı unutma Pijamaları da yerine as Nurdan sen de kardeşi yardım et.  Yatağınızdan kalkar kalkmaz yüzünüzü yıkamayı unutmayın” Bütün bu istekler normal karşılanabilirdi ama hiç bir gün yapılıp yapılmadığı kontrol  edilmezdi. Çocuklar bozuk bir plak gibi her gün aynı emirleri dinler fakat hiçbirini yapmazlardı Babada kuru tehditlerle meşhurdu                                       “Bana bak Sait  şu kitaplarının dağınıklığından utanmıyor musun Bir daha onlarıyerli yerine koymadığını görürsem inan ki çok fena yaparım.” Çocuklar yağdırılan emirlerin  savrulan tehditlerin boş olduğunu çoktan öğrenmişlerdi. Onun içinde bir gün olsun odalarını topladığını kitaplarını yerlerine konduğunu gören olmamışÇOCUĞUN KENDİNE GÜVENİNİ ARTTIRMAK İÇİN NELER YAPILMALI  *Çocuğun kendini ifade etmesine müsaade etmek  *Çocuktan yaşı ve kapasitesi dışında davranışlar beklememeli *Sorumluluklar yüklemek ve bunları başarmasını  sağlamak gerekir *Çocuğun başarısını övmek ve onu yüreklendirmek gerekir *Çocuğunuzu arkadaşlarının önünde küçümsememek gerekir *Çocuğunuza kendisinin ne kadar önemli olduğunu hissettirmeniz gerekir.Okul disiplin olayları evde tartışılmamalıdır.Çocuk okula karşı soğutulmamalıdır  Okulda konulmuş yararsız kurallar varsa  okul yönetimiyle  konuşulmalı ya da Veli toplantısın da dile getirilmelidir  Çünkü çocuğumuzun okulu sevmesi çok Önemlidir. Biliyorsunuz ki insan sevmediği bir ortamdan hiç bir şey alamaz. Okullarda çocuk başarısız olduğu zaman “çalıştır sıkıştır” der kimseleri Böylece mengeneye alınan çocuk ezilerek .silik. uydu bir kişilik ya da mengeneden Kurtularak aileye okula ve topluma başkaldıran bir kişilik kazanmış olur. 

          

OKUL  ÇOCUĞUN YANINDA ELEŞTİRİLMEMELİDİR

 

Okul disiplin olayları evde tartışılmamalıdır. Çocuk okula karşı soğutulmamalıdır. Okulda konulmuş yararsız kurallar varsa  okul yönetimiyle  konuşulmalı ya da veli toplantısın da dile getirilmelidir. Çünkü çocuğumuzun okulu sevmesi çok önemlidir. Biliyorsunuz ki insan sevmediği bir ortamdan hiç bir şey alamaz. Okullarda çocuk başarısız olduğu zaman “çalıştır sıkıştır” der kimseleri. Böylece mengeneye alınan çocuk ezilerek .silik. uydu bir kişilik ya da mengeneden kurtularak aileye okula ve topluma başkaldıran bir kişilik kazanmış olur.

 

Aşağıda çocuğunuzun okul başarısını arttırma adına uygulayabileceğiniz pratik öneriler sunuyoruz.

 1 – Sorumluluk duygusunu arttırmaya çalışın

2 – Yaşına uygun yapabileceği görevler verin

3 – Başarılı olmuş kişileri ona sevdirin ve örnek gösterin4 -  Kendine güvenmesini sağlayın5 – Okul arkadaşları ile iyi ilişkiler kurmasını sağlayın6 – Onda yapamayacağı şeyler istemeyin7 – Onunla birlikte vakit geçirin kendini ifade etmesini sağlayın8 – Onun okul başarılarını uygun bir şekilde ödüllendirin9 – Ona her zaman cesaret verin ve konuşun10 – Aile içi huzuru ve sevgi ortamını onun için hazırlayın11 – Onun kapasitesinden daha fazla beklentilere girmeyin12 – Uyku düzeninin bozulmamasını sağlayın13 – Ders çalışırken belli aralarla dinlenmesini sağlayın14 – Yaşıtları ve başkaları ile onu kıyaslamayın15 – Onunla mümkün olduğu kadar nitelikli zaman geçirin16 – Çok aşırı dres yapmasını sınırlayın   Ayrıca Engelli kişiler için ürün ve destek almak için:www.braillesoft.comwww.egitek.com.tr    adreslerini ziyaret edebilirsiniz..

 

Öğrenci Tanıma Toplu Dosyası

Cumartesi, 27 Ekim 2007

ÖĞRENCİ TOPLU DOSYASI

 A-    Toplu Dosya Nedir?                   Kişiyi tanımak için devamlı ve sistemli bir emek sonucu olarak toplanan bilgiler eğer bir yere kaydedilmezse zamanla kaybolup gider veya yanlış şekillerde hatırda kalır. Dolayısıyla her problem ortaya çıkışında aynı emeklerin yeni baştan harcanması gerekir. Hatta bazı hallerde eğer bilgi, zamanında toplanıp kaydedilmezse ileriki yıllarda bunu elde etmeye imkan olmayabilir. Bu nedenle kişi hakkında bilgi toplamakla beraber, bu bilgilerin elde edilmesi, sınıflandırılması ve kişinin dikkate değer büyüme ve gelişmesinin bir silsile içinde kaydedilmesi gerekir. “Öğrenciye daha iyi yardım edebilmek için çeşitli tekniklerle öğrenciler hakkında toplanan bütün bilgilerin sistemli bir şekilde özetlenip kaydedildiği dosyaya TOPLU DOSYA denir.” Toplu dosya öğrenci ve onun gelişme seyri ve seviyesi hakkında somut bilgiye ihtiyaç gösteren rehberlik programı için temel şarttır.                    Toplu dosya, öğrenci hakkında toplanan her türlü bilginin aynen toplandığı dosya anlamında değildir. Ancak değerli bilgilerin sistemli bir şekilde özetlenmiş şekli ile dosyada yer alması konusudur.                    Bir veya iki çeşit değerlendirme tekniği ile toplanan bilgilerin yorumlanmalarında bir yanılma payı her zaman için mevcuttur. Bu nedenle, diğer değerlendirme ve bilgi toplama teknikleriyle elde edilen bilgilere göre bu bilgiler karşılaştırılıp doğruluk ve uygunluk dereceleri kontrol edilmelidir.                    Aynı tekniği evvelki ve bugünkü ile ve gelecekteki sonuçlarının değerlendirmelerinde benzerlik ve aykırılık bakımından kontrol edilmeleri gerekir. Böylece değerlendirilecek ve yorumlanacak bilgiler bizi bir açıklığa kavuşturur. Zira kişi  durmadan gelişmekte, kişiliğini, bilgi ve becerilerini geliştirmektedir. O halde kişi hakkında çeşitli teknik ve yöntemlerle toplanacak bilgiler de “devamlı” olmalıdır. Ancak böylece kişi hakkında güvenilebilecek bilgiler elde edilebilir ve bilgiler uzun süreli bir geçerlilik kazanabilir.  B-    Toplu Dosyanın Yararları:                   Sıhhatli ve sistemli bir şekilde toplanıp kaydedilmiş bilgiler bir çok yönlerden kullanılabilir. Toplu dosya hem rehberlik hem yönetim amaçları için yararlıdır. Öğrencinin her türlü kişisel gelişimine ait bilgileri içinde toplayan toplu dosya, öğrenciye yardım etme durumunda olan her kes tarafından türlü şekillerde kullanılabilir. İdarecilere, öğretmenlere, velilere, rehberlik personeline ve kişinin kendisine faydalar sağlamaktadır. İdareciler okul ve okul eğitim etkinliklerinde gerekli gelişmeleri yapabilmek için okuldaki öğrenci nüfusunun özelliklerini, gelişme durumlarını, değişen özelliklerini bu kayıtlardan saptayabilirler. Özel sınıfların oluşturulmasında bunlardan yararlanıla bilinir. Öğretmenler bu bilgilere dayanarak belli bir öğrencinin özellik ve güçlüklerini daha iyi tanıyabilir ve ona göre yardımda bulunabilir. Öğrencinin okul çalışmalarındaki gelişmesini daha iyi görebilir. Öğrencilerin gelişme şekli hakkında somut bir fikir edinebilir. Veliler ile konuşmada ferden ve grup olarak çocuklar hakkında daha somut bilgilere dayanılır. Öğretmen gerçekçi ölçülere göre ayarlanabilir. Veliler de eldeki somut bilgiler sayesinde çocuklarını daha iyi anlayabilir. Onların eğitsel, mesleki ve psiko-sosyal gelişimlerini de somut olarak görebilir ve dolayısıyla okula daha çok yardımcı olabilirler. Sistematik ve objektif bilgiler çocuğun kendini daha iyi tanımasına, gelişmesini daha somut olarak görebilmesine, yetenekleri ile çalışmaları arasındaki denge ve dengesizlikleri daha açık görebilmesine ve daha iyi planlar yapabilmesine yarayacaktır. Ayrıca üst derece okullar ve piyasadaki işyerleri de bu bilgilerden yararlanabilirler.                    Bu bilgiler rehberlik hizmetleri için esas eksendir. Zira her hangi bir rehberlik etkinliği objektif ve sistemli bilgiler olmadan yürütülemez. Toplu dosyası yöneticilere, öğretmenlere, velilere, öğrencilere ve danışmanlara sağladığı yararları şu şekilde sıralayabiliriz: Okul yöneticilerine:      Öğrencilerin kolaylıkla tanınmasına yardımcı olur.1.      Okul-aile birliği, öğretmen ve öğrencilerle yapılan toplantılarda ihtiyaç duyulan verileri sağlar.2.      Öğrencilerin gelişimini incelemek için gerekli vereyi sağlar.3.      Öğrenci niteliklerini inceleme imkanı verir.4.      Araştırma verileri sağlar.5.      Okulun eğitim politikasını, öğretim tekniklerinin geliştirilmesi için gerekli veriyi sağlar.6.      Öğrencileri sınıflama veya gruplama işlemleri için gerekli bilgiyi sağlar. Öğretmenlere:1.      Öğrencilerin gelişim örüntülerini belirlemede gerekli vereyi sağlar.2.      Belli bir öğrenci hakkında ayrıntılı bilgi verir.3.      Öğrencinin eğitimsel gelişimini görme imkanı verir.4.      Veli öğretmen toplantıları için gerekli veriyi sağlar.5.      Öğretim programlarının hazırlanması için gerekli veriyi sağlar.6.      Öğrenciler hakkında periyodik raporların hazırlanmasında kolaylık sağlar.7.      Danışmanla işbirliği yapmayı kolaylaştırır.8.      Öğretimi bireyselleştirme çalışmalarında gerekli bilgiyi sağlar. Velilere:1.      Çocukların çeşitli özellikleri hakkında bilgi sahibi olmalarını kolaylaştırır.2.      Çocukların eğitimsel gelişmelerinde karşılaştıkları özgül sorunları görmelerine yardımcı olur.3.      Çocuğun gelişimi ile okulun ne kadar yakından ilgilendiğini görmelerine yardımcı olur.4.      Okul-aile birliğinin alacağı kararları belirlemede kolaylık sağlar.5.      Evde çocuğun daha iyi gelişimi için koşulları düzeltmelerine yardımcı olur. Öğrencilere:1.      Gelişim örüntülerini daha açık olarak görmelerini kolaylaştırır.2.      Ders ve ders dışı faaliyetleri daha isabetle seçmeleri ve kariyerlerini planlayabilmeleri için gerekli veriyi sağlar.3.      Potansiyeli ile performansı arasındaki farkı görmesini kolaylaştırır. Danışmanlara:1.      Öğrencileri tek tek tanıma imkanı verir.2.      Öğrenci ile gelişimi hakkında konuşurken gerekli veriyi sağlar.3.      Gelişsel rehberliğin gereğini ve yararını vurgulamada gerekli bilgiyi sağlar.4.      Rehberliğin değerlendirilmesi için gerekli verileri sağlar.5.      İzleme çalışmaları için temel oluşturur.Öğrencilere eğitsel ve mesleki planlamalarına yardımcı olurken gerekli bilgiyi sağlar.C- Toplu Dosyada Yer Alacak Bilgiler:                   Toplu dosyada yer alacak bilgiler okuldaki öğrencilerin gelişim d]
]>

Rehberlik Hizmeti Nedir

Cumartesi, 27 Ekim 2007

REHBERLİK NEDİR? REHBERLİK HİZMETİYLE ÖĞRENCİYE KAZANDIRILMAK İSTENEN NELERDİR? 

         Rehberlik; bireyi tanımak, onu kendisine tanıtmak, problemlerini çözmesi, gerçekçi kararlar alması, ilgi ve yeteneklerini geliştirmesi, çevresine sağlıklı ve dengeli bir uyum sağlaması ve böylece kendini gerçekleştirmesi için, ilgili kişilerce yürütülen hizmetlerdir.

          Bu Hizmetler Yürütülürken Şu Hususlara Dikkat Etmek Gerekir; ·     Rehberlik; bireye doğrudan yapılan tek yönlü bir yardım değildir.·     Bireyin yapamadıklarını onun yerine yapmak değildir.·     Bireyin sadece bir yönüyle ilgilenmek değildir.·     Disiplin, yargılama ve ceza verme işi değildir.·     Sadece bilgi aktarma işi değildir. Okullarımızda Yürütülen Rehberlik Hizmetlerinin Amaçları;  ·     Öğrencinin kendisini fiziksel, zihinsel, duygusal ve sosyal yönleriyle tanımasına,·     Gelişimine yardımcı olacak fırsatları, okul içi ve dışı eğitim olanaklarını, meslekleri, toplumun beklentilerini tanımasına,·     Temel eğitimden başlayarak ilgi ve yeteneklerine uygun bir üst programı tanıyıp seçmesine,·     Problem çözme gücünü geliştirmesine, doğru kararlar verebilmesine,·     Ruhsal yönden sağlıklı ve topluma yararlı, kendini gerçekleştirmiş bir kişi olarak yetişmesine yardımcı olmaktır.

Kendini gerçekleştirmekte olan birey;  kim olduğunu gerçekçi bir gözle algıladığı gibi, kim olabileceği hakkında da daha tutarlı bir kişiliğe sahiptir. Hem kendisi, hem de başkaları hakkında iyi düşüncelere sahiptir. Kendine saygı duyar ve kendini olduğu gibi kabul eder. Duygu ve düşüncelerini uygun bir şekilde dile getirir. Değişmeye ve yeni yaşantılara açıktır.

Kendini gerçekleştirme yaşam boyu devam eden bir süreçtir. Bu nedenle hayatın her döneminde, ilgi ve yetenek yönünden en üst seviyeye ulaşmak için çaba gösterilmelidir.

Rehberlik hizmetleri ile öğrencileri yakından tanımak amaçlanmaktadır. Öğrencileri yakından tanımanın üç bakımdan önemi vardır;

 1.    Size Kazandırılacak Bilgi ve Beceri Yönünden: 

Her birey farklıdır ve değişik özelliklere sahiptir. Sınıfın hepsini aynı özellikleri taşıyan öğrenciler olarak düşünürsek, eğitimin amacı açısından istediğimiz hedeflere ulaşamayız. Her öğrencinin yaş, cinsiyet, boy, kilo, sağlık, anlama, zeka gelişimi gibi birbirine benzemeyen farklı özellikleri vardır. Bu farklılıkları ve sınıfın ortak özelliklerini yeterince tanıyıp-inceleyebilirsek her öğrencinin eğitim ortamından yeterince faydalanmasını sağlayabiliriz.

 2.    Duygusal, Zihinsel, Bedensel ve Sosyal Yönden: 

Eğitimde, sadece bilgi ve becerilerin gelişmesi ile yetinirsek, bir bütün olarak öğrencilerin gelişimini sağlayamayız.

·     Duygusal özelliklerinizi, heyecanlarınızın nedenlerini, şiddetini, süresini, öfkenizi, vurdumduymazlığınızı,

·     Grup içi ve grup dışı ilişkilerinizi, sosyal uyum özelliklerinizi,

·     Düşünme, anımsama, anlama, yorumlama, algılama, yargılama gibi özelliklerinizi, varsa bunlarla ilgili sorunlarınızı,

·     Bedensel gelişiminizi, sağlığınızı, kişisel özelliklerinizi bilip-tanımamız, vereceğimiz eğitim etkinliklerinden daha iyi yararlanmanızı sağlayacaktır.

 3.    Toplumsal Yönden: 

Yetenekleri, çeşitli özellikleri ve gereksinimleri uygun biçimde gelişemeyen birey, okulu bitirdikten sonra kişisel ve toplumsal görevlerini yeterince yerine getiremeyecektir. Yaptığı etkinliklerde eksiklik, yetersizlik duyacak, başarılı ve mutlu bir birey olamayacaktır.

Eğitim çalışmalarımızın başarısız olması ve öğrencilerde değişikliğe yol açmamasının temel nedeni, öğrencileri yeterince tanımamamızdır. Öğrencileri tam olarak tanıyabilmek için, onların çevrelerini de iyi bir şekilde tanımak gerekmektedir.

Bütün bunlardan dolayı; öğrencileri en iyi şekilde tanımak için  çeşitli test ve anketler uygulanmaktadır. Burada size düşen görev ise yapılan uygulamalarda öğretmenlerinize yardımcı olmak, doğru ve samimi bir şekilde test ve anketleri cevaplamaktır. Vereceğiniz cevaplar sizleri daha iyi tanımamıza yardımcı olacaktır.

                                                                                                                                                                                                                                           REHBER ÖĞRETMEN

MURAT  BAYHAN