Nov20

BELEDİYELER VE SOSYAL HİZMETLEBELEDİYELER VE SOSYAL HİZMETLERR

BELEDİYELER VE SOSYAL HİZMETLER•
Doç. Dr. Kasım Karataş•

İnsanlar, yaşadıkları yönetimsel mekanizmaların karar, uygulama ve denetim süreçleri içinde yer alarak gerek kendileri, gerekse içinde bulundukları toplum için ”en doğru” seçeneklere işlerlik kazandırabilirler. Genel olarak bu anlayış temelinde gelişen yerel yönetimler, toplumların yaşamındaki önemini ve bu önemden kaynaklanan nedenlerle, tartışma gündemindeki yerini sürekli korumaktadır. Bu yazıda bir yerel yönetim kurumu olan belediyelerin “sosyal görevleri” üzerinde durulmaktadır.

Belediyelerin Sosyal Hizmet Alanlarındaki Görevleri 3. 4. 1930 tarih ve 1580 sayılı Belediye Kanununun 15. maddesine göre, beldenin ve belde halkının sağlık, esenlik ve refahını temin, düzenini sağlamak amacıyla belediyelerin görevleri vardır. Bu görevler 15. madde altında 81 başlıkta düzenlenmiştir. 27. 06. 1984 tarih ve 3030 sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanunun 21. maddesinde “1580 sayılı Belediye Kanunu ile diğer ilgili mevzuatın, bu kanuna aykırı olmayan hükümleri büyük şehir ve ilçe belediyeleri hakkında da uygulanır.” denmektedir. Buna göre 1580 sayılı yasanın 15. maddesinde düzenlenen görevler, bu hükümle büyük şehir belediyelerinin ve bağlı ilçe belediyelerinin de görevleri haline gelmiştir. Bu görevler arasından “sosyal hizmet” niteliğinde olanlar aşağıda çeşitli başlıklar altında ele alınmaktadır.
Belediyeler, sınırları içinde yaşayan birey, grup (aile) ve toplulukların üç ayrı kaynaktan gelen sosyal sorunlarıyla yakından ilgilenmek durumundadır. Bunlardan ilki; temelde toplumsal sistemin işleyişinden kaynaklanan, özellikle büyük kentlerde “acil müdahale”yi gerektirecek ölçüde derinleşen yoksulluk, işsizlik, dilencilik, suçluluk ve benzeri sorunlardır ki, bu sorunların çözümünde genel olarak kamunun ve o arada belediyelerin de rolü vardır.
Aynı şekilde, belediyeler, kendi hizmet alanları içinde meydana gelen yıkımlardan (afetlerden) etkilenen birey ve ailelere yardım elini en önce uzatması gereken örgütlenmeler olmalıdırlar (Holloway, 1992). Çağdaş “sosyal devlet” anlayışı, bu tür olaylardan etkilenen kişileri kaderleriyle baş başa bırakmayı içermez.
Her yerleşim biriminde, temelde insanın doğasından gelen, ancak çevresel koşulların da etkisiyle somutlaşan sorunlara sahip çocuk, yaşlı ve engelli kişiler bulunur. Belediyelerin, bu insanların yetiştirilmesi, bakılıp-korunması, eğitimi ve rehabilite edilmesi süreçlerinde etkin görevler üstlenmesi gerekir.
Yukarıda sözü edilen gereksinimlerin karşılanması ve sorunların giderilmesinde, zaman zaman pek çok belediyede ve merkezi yönetim kademesinde belirginleşmeye başlayan dinsel kaynaklı yaklaşımlar, yeterli olamaz. Günümüzün toplum yapılarıyla uyumlu ve akılcı temelleri olan bilimsel ve mesleki yaklaşımlar üretilmedikçe bu alanlarda uzun dönemde başarılı olmak olanaksızdır. Gerekli örgütlenmelerin oluşturulmasında etkinlik ve verimliliğin temel alınması, hizmetlerin çağdaş ve bilimsel bir anlayış çerçevesinde geliştirilmesi ve bu alanlarda profesyonel meslek elemanlarının (sosyal hizmet uzmanı vb.) istihdam edilmesi gereklidir.
Ülkemizde sosyal hizmet alanlarında karşılaşılan en önemli sorunlardan biri de, kaynak yetersizliğine ek olarak, mevcut kaynakların rasyonel kullanılmamasıdır. Oysa, ekonomik kaynakları kıt olan ülkelerin etkinlik ve verimlilik konusuna daha çok önem vermeleri gerekir. Bu nedenle, belediyeler, sosyal hizmetlere ilişkin işlevlerini yerine getirirken, bu alanlarda hizmet üreten diğer resmi (merkezi) ve gönüllü kuruluşlarla eşgüdüm ve işbirliği içinde hareket etmelidirler. Hatta, bu eşgüdümün sağlanmasında başat bir rol üstlenmeleri de gerekir. Örneğin, merkezi yönetimin yaptığı hizmet yatırımlarına, her belediye, kendi yerleşim biriminde rehberlik edebilir. Böylece, hiçbir ihtiyacın olmadığı, geleneksel aile ilişkilerinin geçerli olduğu küçük bir yerleşim birimine “huzurevi” yapmak yerine; söz konusu kaynak, ihtiyacın daha çok olduğu büyük kentlere kaydırılabilir.
Belediyeler, sosyal hizmet alanlarında yapacakları etkinlikleri, akılcı biçimde planlayabilmek, sınırlı olan insan gücü ve parasal kaynakları en etkin ve verimli bir şekilde kullanabilmek amacıyla, kendi yönetsel yapısı içinde yeni bir örgütlenmeye gitmelidirler. Bu alanlarda verilen benzer amaçlı ve birbirine yakın hizmetlerin, tek bir çatı altında toplanması, planlamayı ve eşgüdümü kolaylaştıracaktır. Böylece, hizmetler bir bütün olarak görülebilecek, gereksinimler daha kolay karşılanabilecektir. Ayrıca, bu hizmetlere gereksinim duyan yurttaşlar, hangi amaçla nereye başvuracağını daha kolay öğrenebileceklerdir.
Bunun yanı sıra, özellikle büyük kentlerin belediye yönetimleri içinde kurulacak bir araştırma bürosu, kent insanlarının hangi sosyal sorunlarının ve gereksinimlerinin hangi semtte öncelik taşıdığının belirlenmesini kolaylaştıracak ve hizmetlerin planlanmasına katkıda bulunacaktır. Ayrıca, araştırmalar yoluyla; nüfusun, kent yüzeyinde nasıl dağıldığının ve özelliklerinin (çocukların, yaşlıların, ev kadınlarının, işçilerin, işsizlerin …..) bilinmesi de bu alanlarda, hizmetlerin daha sağlıklı bir şekilde planlanmasını beraberinde getirecektir. Örneğin belediye, işsizlerin yoğun olduğu bölgelerde, mesleki kurslar açabilecekken; yaşlıların yoğun olduğu yerlerde, “yaşlı klüpleri”ne öncelik verilebilecektir. Aynı şekilde, ev kadınlarının yoğunluk taşıdığı yerde, boş zaman değerlendirici etkinliklere ağırlık verilebilecekken; çalışan kadınların yoğun olduğu bölgelerde, kreş ve gündüz bakım hizmetleri öncelik kazanabilecektir.
Belediyeler ve Sosyal Refah Hizmetleri
Engelliler
Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO) göre; dünyada, her on kişiden biri engelli kabul edilmektedir. Bu genel ölçüte göre; ülkemizde 6,5-7 milyon dolayında engelli olduğu tahmin edilmektedir.
Belediyelerin, engellilerin bakılıp-korunmasını, eğitimini ve rehabilitasyonunu amaçlayan hizmetlere, merkezi yönetim ve gönüllü örgütlenmelerle işbirliği içinde katılması gerekmektedir. Özellikle, ulaşım ve mimari engellerin ortadan kaldırılması yönünde daha duyarlı ve planlı yaklaşımlar geliştirilebilir. Ayrıca, engellilerin istihdam edilmesi yönünde çabalara katılması da olumlu sonuçlar verecektir.
Aslında, engellilere yönelik sosyal hizmetler tüm sektörlerin ortak katılımını gerektirmektedir. Bu yöndeki hizmetler, bir yardım olmaktan çok bir yükümlülük olarak algılanmalı ve özürlüye sevgi, saygı ve fırsat eşitliği çerçevesinde yaklaşılmalıdır.
Bu konuda 30. 05. 1997 tarih ve 572 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin belediyelere yüklediği çok önemli görevler vardır. Kararnamenin 4. maddesi ile Belediye Kanununun 15. maddesine eklenen 78, 79, 80 ve 81. fıkralarla, engellilere yönelik olarak çok önemli konular belediyelerin görevleri arasına sokulmuştur. Buna göre “her türlü yapılar ve çevresinin, yolların, park bahçe ve rekreasyon alanlarının, sosyal ve kültürel hizmet alanları ile ulaşım araçlarının özürlülerin kullanımına ve ulaşabilirliğine uygun olarak yapılmasını sağlamak ve denetlemek” (md. 15/78);
“İmar planlarının yapımı ve uygulanması ile yapıların inşaat ve iskan ruhsatı aşamasında, Türk Standartları Enstitüsünün ilgili standardına uygunluk sağlamak, uygulamaları denetlemek ve bütünlüğü sağlayıcı önlemler almak (md. 15/79);
“İlgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yaparak genç ve yetişkin özürlüler için bölgenin işgücü piyasasına uygun mesleklerde, meslek ve beceri kazandırma kursları, iş eğitim merkezleri ve yaşamevleri açmak (md. 15/80);
“Özürlüler için, ulaşım ile sosyal ve kültürel amaçlı hizmetlerden ücret almamak veya indirimli tarife uygulamak, belediyelere ait ve belediyeler tarafından işletilen veya kiraya verilen büfeler, otoparklar gibi işyerlerinin özürlüler tarafından işletilmesi konusunda kolaylık sağlamak (md. 15/81) belediyelerin görevlerindendir.
Belediye örgütlenmeleri, halkın sorun ve gereksinimleri çerçevesinde hizmet geliştirirlerken, merkezi yönetime oranla önemli avantajlara sahip bulunmaktadırlar. En önemlisi, örgüt içindeki karar vericiler, sorunları daha yakından gözleme olanağı bulmaktadırlar. Ayrıca, merkezi yönetimin ürettiği “bürokratik hantallık”, belediye örgütlenmeleri içinde daha kolay aşılabilmektedir. Ek olarak; belediyelerin seçilmiş yöneticileri, sorunlara karşı daha duyarlı olmak durumundadırlar. Çünkü, seçmenin yakın ilgisi, hizmet götürücüler üzerinde bir tür dolaylı denetim etkisi yaratmaktadır. Halkın yerel yönetime katılabilmesi ve yönetimi denetleyebilmesinin en kolay ve etkili yeri yerel yönetimler olarak benimsenmektedir (Eryılmaz, 2000, 122).

KAYNAKÇA
Ayman Güler, Birgül. Yerel Yönetimler: Liberal Açıklamalara Eleştirel Yaklaşım. Ankara: TODAİE Yayın No.:244, 1992.
Eryılmaz Bilal. Kamu Yönetimi. Gözden Geçirilmiş Yeni Baskı, İstanbul: 2000.
Gözübüyük, Şeref. Yönetim Hukuku. Güncelleştirilmiş 14. Bası, Anakara: Turhan Kitabevi, 2000.
Günday, Metin. İdare Hukuku. Dördüncü Baskı, Ankara: İmaj Yayıncılık, 1999.
Holloway, J. A. Mck. Yerel Yönetim ve Kriz Yönetimi. İkinci Baskı, Çeviri: Ömer Gün Bulut, İstanbul: IULA-EMME,1995.
Karataş, Kasım. “Gecekondu alilerinin Kentle bütünleşmelerini Engelleyen Nedenler ve Ortaya Çıkan Toplumsal Sorunlar”, Yüksek Lisans Tezi, Hacettepe Üniversitesi Sosyal Hizmetler Yüksekokulu, 1987
Kongar, Emre. İnsanı Yönlendirme ve Sosyal Hizmetler: Sosyal Çalışmaya Giriş. Ankara: Hacettepe Üniversitesi Yayınları, A-25. 1978
Tekeli, İlhan. Gülöksüz, Yiğit. “Belediye Sorunları”, TODAİE Dergisi, 9,2, 3-23, Haziran 1976.
Tortop, Nuri. Mahalli İdareler. Ankara: TODAİE Yayınları No.: 211, 1984.

Add Your Comments »


Apr19

DÜNYANIN GÖZÜNDE ATATÜRK

DÜNYANIN GÖZÜNDE ATATÜRK
Franklin D. Roosevelt (Amerika Birleşik Devletleri Başkanı)  : GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK EN BÜYÜK DEVLET ADAMI

Mustafa Kemal hakkındaki bilgiyi O’nu çok iyi tanıyan birisinden edindim. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği’nin Dışişleri Bakanı Litvinof la görüşürken, onun fikrince bütün Avrupa’nın en değerli ve ilgi çekici devlet adamının bugün Avrupa’da yaşamadığını, Boğazların gerisinde, Ankara’da yaşadığını, […]

Continue Reading »

Filed In: Genel

Feb14

YEMEK TARİFLERİ - ÇORBALAR

YEMEK TARİFLERİ
  ÇORBALAR
  ET SUYU NASIL ÇIKARILIR?
  MALZEMELER:
  -Dana kemiği
  -1 soğan
  -Havuç
  -Kereviz veya maydanoz sapları

Continue Reading »

Filed In: Genel


Dec10

REHBERLİK SERVİSİ VE GÖREVLERİ

 REHBERLİĞİN TANIMI     Rehberlik ve psikolojik danışmanlık bireye kişisel sorunları için gerekli olan olgusal bilgileri sağlayan kişinin isteklerini ve imkanlarını, çeşitli özelliklerini tanımasına yardımcı olan ve nihayet bu bilgilerden yararlanarak özünü gerçeklestirmesine yardım eden bir hizmettir.     Rehberlik bireyin:

Continue Reading »

Filed In: Rehberlik Hizmeti

Nov24

SINAV KAYGISI NEDİR NASIL BAŞA ÇIKILIR

 SINAV KAYGISI NEDİR NASIL BAŞA ÇIKILIR       Sınav kaygısı denildiğinde ne anlıyoruz?  Öncelikle, sınav ve kaygının anlamlarına  bakalım.        Sınav;   Öğrencinin belirli bir konuda başarının ölçülmesi amacıyla yapılan değerlendirmedir. Başka bir değişle sınav,öğrencinin ders programında öngörülen konuları öğrenip öğrenmediğini,ya da bunların ne kadarını öğrendiğini anlamak amacıyla yapılan bir işlemdir. Bu amaca göre sınavları üçe ayırmak mümkündür:Yazılı sınav, […]

Continue Reading »

Filed In: Rehberlik Hizmeti Çocuk Psikolojisi



 

Popular Categories

No categories

About

This is an example of a WordPress page, you could edit this to put information about yourself or your site so readers know where you are coming from. You can create as many pages like this one or sub-pages as you like and manage all of your content inside of WordPress.